MarifetHaber
banner79

Yeni Bir Uyanış Dönemi


Ali Haydar HAKSAL

Ali Haydar HAKSAL

06 Ocak 2017, 09:15

Zor ve karmaşık dönemlerden geçildi, geçiliyor. Bunalım dönemi. Bu, Müslümanlar üzerinde ciddî bir karamsarlık oluşturdu, büyük bir yıkım getirdi. Aynı zamanda insanlarda yenilgi duygusu oluşturdu. Artık bu hayat böyle sürecek düşüncesi ağırlık kazandı.

Bir milletin uyanışı öncülerin varlığıyla bilinir ve başlanır. Kitleler kendi başlarına bir çıkış yolu bulamayabilirler. Kitlelerin içinden çıkacak öncüler bir hamlede bulunur, inandırıcı ve güven verici olur, o zaman bir hareketlenme başlar. Bir toplumda bilge, düşünceli ve inançlı insanlar önemlidir. Onların varlığı bir toplumu ayakta tutar.

Osmanlı Devleti’nin çöküşüyle millet boşlukta kaldı. Öncülük yapanlar ise İslâm milletini kendi değerlerinden uzaklaştırdı, yönünü değiştirdi. Yüzünü Batı’ya çevirdi. Bu büyük bir boşluk getirdi. İslâm milletini temsil eden merkez Anadolu’ya sıkıştı. Huzurlu bir ortam sağlanamadı.

Bir milletin ruhuna sinen yabancılıklar, bölünmeler ve çatışmalar getirdi. Sürekli olarak bölünmeler oldu. Küçülündü. Her geçen gün yeni ayrılıklar geliyor. Milletimiz iki yakasını bir araya getiremedi. Milletimizin bunalımının temelinde olan bu süreçtir.

Bir milletin değerleri, inancı üzerindeki baskılar bunalımlar getirdi. Bir millete yapılacak en büyük kötülük, değerlerinden uzaklaştırılmasıdır. Bunların sonuçları elbette ki hayırlı olmadı.

Bir milletin temel değerleri, inancı, kültürü, gelenekleri, yaşama biçimi ve çevresidir. Yeni bir hayata yönelişte en temel değeri olan inancına savaş açıldı, yok sayıldı, küçümsendi ve hatta karikatürize edildi. Baskı uygulandı. Dinini öğrenmesi, kültürünü yaşamasına izin verilmedi. Giyiminden kuşamına, konuşmasından alfabesine, alışkanlıklarına müdahalede bulunuldu. Bunalım olması kaçınılmazdı.

Bir millete öncülük yapacak kimseler yürekli ve fedakâr kimselerdir. Büyük bir riski göze alırlar. Başarılı olur ya da olmazlar, yola koyulan öncülerdir onlar. Düşüncede, edebiyatta, siyasette, manevi alanda olur bu çıkışlar. Yabancılaşma, edebiyat ile başladı. Tanzimatçıların hayatımıza getirdiği kavramlar bir karmaşa oluşturdu. Zaten ondan sonra da ayrışmalar başladı. Hürriyet, adalet, eşitlik kavramları ilk çıkışlardı. Müslüman Osmanlı Devleti bünyesinde yaşayan Müslüman kavimlerin kendi aralarında bir sorunları yoktu. Türkler, Araplar, Kürtler, Lazlar, Abazalar, Çerkezler, Avarlar vd. Müslüman olmayanlar, Hıristiyanlar, Yahudi ve Sabiiler, mezhepleri ve kavimleri. Büyük bir topluluk ve kitle bir arada adil ve özgür yaşıyorlardı.

Bu yabancılıkların gelmesiyle siyasal bölünmeler oldu. Sağ, sol, milliyetçilik, muhafazakârlık, faşizm ve ardından gelen çatışmalar ve terör örgütleri… Şu yakın zamanda İslâmî terör örgütlerini dillerinden düşünmeyenler daha düne kadar sağ sol örgütlerin çatışmalarının sonuçları ve yıkımları unutmuş görünüyorlar. 

Ve tabiî emperyalizm güdümlü örgütlerin sıfatı ne olursa olsun aynıdır ve değişmez. Zaten bütün bunlar bir milletin yok edilmesi için olan örgütlenmelerdir ve belli merkezlerden besleniyorlar. Aralarında hiçbir fark yoktur. Milletimiz bu bunalımlı dönemde öncüleri sayesinde bir çıkış yolu buldu. Mehmet Akif’ten Bediüzzaman’a, Üstad Necip Fazıl’dan Sezai Karakoç’a, Nuri Pakdil’den sonraki kuşağa… Bunlar kültür sanat ve düşünce alanındaki öncüler.

Tasavvuf alanında da ciddi beslenmeler oldu. Nakşiler, Kadiriler, Uşşakiler ve diğerleri... Siyasal alanda Millî Görüş hareketi ve öncüsü merhum Erbakan Hoca.

Bütün bu hareketlerin en temel dayanakları inançlarıdır. Onlar da gençliği öncelediler. Fikren körelmiş ya da belli bir dayatma karşısında pusmuş, sinmiş kesimler öncelikleri olmadı. Çünkü onlar bir bakıma yenilmişlikleriyle zaten teslim olmuşlardı. Türkiye insanının çehresi bu önemli çıkışlardan sonra değişti. Ne yazık ki bu büyük oluş sekülarizmin, çıkarcılığın, tüketimin ve modernizmin tuzağına çekildi ve kurban edildi.

Yeni bir uyanış dönemine şiddetle gereksinim var. Yeni bir hamle, yeni bir çıkış yeni bir dil ve üslup ile.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
cihanyamaneren