MarifetHaber
banner79

TV dolandırıcıları vatandaşı canından bezdirdi!

Son yıllarda uydu kanallarında ortaya çıkan dolandırıcılar vatandaşı canından bezdirdi. İnsanları kandırarak büyük vurgun yapan bu kişiler aynı zamanda toplumun dini duygularını da istismar ediyor.

TV dolandırıcıları vatandaşı canından bezdirdi!

-Toplumu anne-babalar değil TV kanalları yetiştiriyor
-Sırf maddi kazançlar uğruna toplumun iyi niyeti ve ihtiyaçlarını kullanılıyor
-TV kanalları iyi bir süzgeçten geçirilip sonra halka aktarılmalıdır
-Ulu orta yapılan bir şey yanlış olmaz algısı var
-RTÜK önlem almazsa sonumuz felaket
-Çağımızın en büyük sorunu medya


Ucuza akıllı telefon sahibi olacağını sananlar, cinsel içerikli ürün siparişi verenler, düşük fiyata bal satın almak istenler ya da yıllardır geçmeyen ağrısını tonlarca para ödeyerek hiç bir hadis-i şerife ve ayet-i kerimeye dayanmayan ve kaynağının ne olduğu belli olmayan kitaplarda yazan bir dua ile geçeceğini inananlar bu çarkın kurbanı oluyor. 

Göz göre göre vatandaşları dolandıran bu kişilerin toplum üzerinde nasıl etki kurduklarını Sosyolog Ayten Yılmaz Yaprak'a sorduk.

Aynı zamanda Yeniden Sosyoloji Derneği (YESO-DER) Yönetim Kurulu Üyesi olan Sosyolog Ayten Yılmaz Yaprak, Marifet Haber muhabiri Halit Taşdelen'e önemli açıklamalar yaptı.

Televizyon programlarıyla toplumun dejenere edildiğine dikkat çeken Yaprak, "Vatandaşın özellikle televizyon pazarına itibar etmemesi gerekiyor" dedi. Yaprak, şöyle devam etti:

TOPLUM DEJENERE EDİLİYOR

"Televizyon programlarıyla toplum aslında dejenere ediliyor, toplum çökertiliyor.  Sırf maddi kazançlar uğruna toplumun iyi niyeti ve ihtiyaçları kullanılıyor. Pazarlama yapan televizyon kanallarının sayısında son yıllarda patlama yaşandı. Hepimizin beslenme koşulları farklı. Ben tarihle besleniyorum, bir başkası tarımla beslenebilir. Ancak bu ihtiyaçlarımız artık istismara maruz kalıyor."

ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK SORUNU; MEDYA

"Çağımızın en büyük sorunu medya. Bunların iyi bir süzgeçten geçirilip sonra halka aktarılması gerekiyor. Çünkü bugün toplumu anne-babalardan daha ziyade medya yetiştirmeye başladı. Bu da çok büyük çöküntülere neden oluyor ve olmaya devam edecek. Bizim aile yapımızın alt yapısında bu kadar çok modernitenin, globalleşmenin kodları yok. İnsanlar denemek için bile TV pazarından ne idüğü belirsiz ürünleri alabiliyorlar. Bunu da geleneksel aile yapımıza uydurmaya çalıştığımızda ise toplumda kaoslar meydana geliyor."

RTÜK ÖNLEM ALMAZSA SONUMUZ FELAKET

"Bunu RTÜK’ün yapması gerekiyor. Evlilik programları da geleneksel aile yapımızı bozuyor. Toplum bozulduğu zaman anemiler ortaya çıkmaya başlıyor. Birbirini anlama tahammülü zayıflıyor.  İşte bütün bunlar cinnetlere sebep oluyor, kopma ve patlamalar yaşanıyor. Bir kaç sene sonra göç ve ekonomik sıkıntılarla birlikte toplum daha da değişecek. Bu da bu tür televizyon kanallarının insanların iyi niyetini kullanmasıyla ortaya çıkacak. Çünkü sadece metaya yönelik ticaretler yapılıyor.  RTÜK’ün acil önlem alması gerekiyor. Yoksa sonumuz felakete doğru gidiyor."

SON 5 YILDA PATLAMA YAŞANDI

"Cinsel içerikli ürün pazarlayan programlarla, aile kültürümüzde kapalı duvarlar arasında olması gereken şeyler ulu orta afişe ediliyor. Bu durum bizim toplumsal yapımıza aykırı. Bu süreç çok hızlı gelişti. Son 5 yıla adeta damga vurdu diyebiliriz."

İNSANLARI BİLİNÇLENDİREN PROGRAMLAR OLMALI

"Aslında televizyonlarda evlilik programları olacağına, bu tür pazarlamaların yapılacağına insanları bilinçlendiren, insanlık dersi adı altında programlar yapılsa inanın işimiz daha kolay olacak. Kötü niyetli insanlar, toplumumuzun eğitimsizliğinden ve iyi niyetinden faydalanıyor. Bunun üstünden kendilerine kazanç sağlıyorlar."

MANEVİ BİR DEĞERİ KALMAZ

"Satılık olan bir şeyin manevi değeri olmaz. Bizim insanlarımıza bunu öğretmemiz gerekiyor. Altyapısı gelişmemiş toplumlarda bunlar artmaya devam edecektir. Artınca da yarın biz bunlara yetişemeyecek duruma geleceğiz. Ben kendimi sanki dilini bilmediğim bir ülkede yaşıyor zannediyorum. Her şey maddeye dönüşmüş durumda. Komşuluk ilişkilerimiz ve toplumsal var oluşlarımız  çöküntü içerisinde. Bunu sosyal medya ve televizyon kanalları yapıyor."

DEVLET SÜZGEÇTEN GEÇİRMELİ

TV pazarı üzerine kurulmuş dini yayın yaptığını zanneden TV kanallarından satılan hiç bir ürün ya da kitap maneviyata yönelik değildir. Zaten bizim bu konuda müftülüklerimiz, bu konuda erk olan kurum, kuruluşlarımız var. 

AHKAM KESMEK BOŞ

Bu tarz yayın yapan kanalların, daha kaliteli, sağlıklı, insanı insan yapan değerler üreten kanallara dönüşmesi sağlanmalıdır. Devlet hepsini bir bir süzgeçten geçirmelidir. Devlet bunu süzmezse, üst konumda yapılandırmazsa burada ne kadar ahkam kesersek keselim, bu toplum düzelmeyecektir. Çünkü her an önümüze bu tür şeyler geliyor. Çocuklarımızı bile koruyamaz duruma geldik. 

VATANDAŞ SANAL PAZARA İTİBAR ETMEMELİ

Burada hadis ve ayetlerle desteklenen kaynak verilen dini kitapları kastetmiyorum. Hakkıyla yapılan eserleri kastetmiyorum. Bunlara lafımız yok. Öbür türlü kaynağı belli olmayan yayınlara karşıyız. Vatandaşın sanal pazara itibar etmemesi gerekiyor. 

MEDYANIN ETKİSİ ÇOK YÜKSEK

Medyanın etkisi çok yüksek. Toplumumuzda ulu orta yapılan bir şey yanlış olmaz algısı var. “Orada yayınlanıyor, kötü bir şey olsa devlet buna konuya dikkat eder, RTÜK  buna el atar, demek ki yanlış bir şey yok, yanlış olsa gizli saklı olur” düşüncesi hakim. İnsanların bilinç altına etki ediyorlar. O yüzden biz hızlı karar veriyoruz. Çünkü senin hızlı karar vermeni sağlıyorlar. Hızlı karar verince de artık iş işten geçmiş oluyor. Durum değerlendirmesi yapacak kadar vakti kalmıyor insanların. 

(HALİT TAŞDELEN / MARİFET HABER)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.