MarifetHaber
banner79

Prof. Dr. Orhan Çeker: "Sahabe toplumu bunu tekzip eder"

Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker: Hiç kimse ben çok hadis okudum, içtihat ederim, mezhebe, müçtehide ihtiyacım yok diyemez. Bunun da en güzel delillerinden bir tanesi veda hutbesinin son cümlesidir.

Prof. Dr. Orhan Çeker: "Sahabe toplumu bunu tekzip eder"

-    Sübhanekeyi yazmayı öğrenemeden müçtehit olmaya kalkıyorlar
-    Taklit caiz değil, hepiniz müçtehitsiniz sözü tamamen hava cıvadır
-    Bir toplumun tamamının müçtehit olması sünnetullaha terstir
-    Çok hadis bilmek içtihat edebilir anlamına gelmez
-    Bunun da en güzel delillerinden bir tanesi veda hutbesinin son cümlesidir
-    Hiç kimse ben çok hadis okudum, içtihat ederim, mezhebe, müçtehide ihtiyacım yok diyemez

Hayatını ilme adamış bir fıkıhçıdır Prof. Dr. Orhan Çeker Hocamız... Konuşmaktan çekinmiyor, doğru bildiğini her platformda ifade ediyor, Peygamberimiz‘in sünnetini bir an olsun anlatmaktan geri durmuyor. Bunu da, size sohbete başladığınız ilk anda hissettiriyor. Hatta biz bir araya geldiğimizde mevsimsel hastalıklar sebebiyle sesi kısıktı. Buna rağmen röportajımızı erteleme teklifimizi şiddetle reddetti. Ders vermek için İstanbul’a gelmişti. Bir iki gün içinde Konya’ya döneceğini söyledi. Çok vakti yoktu. Ancak, sohbetimizin 2. Bölümünde sesi antibiyotik almışçasına düzelmeye başlamıştı. Çünkü, mülakat verirken bile en çok sevdiği işi yapıyordu, yani bildiklerini aktarıyor ve öğretiyordu. Zaten yaptığımız mülakatta bir ders havasında geçti.

RÖPORTAJIN 1. BÖLÜMÜ İÇİN TIKLAYIN! 

Prof. Dr. Orhan Çeker’le yapmış olduğumuz o röportajın 2. bölümü;

Diyorlar ki; Mezhep bidattir. “Peygamber Efendimiz’in zamanında yoktu. Sonradan ortaya çıkmadır” diyorlar. Ve bunun üzerine bir sürü laf konuşuluyor. Tabi bu sözler gençlerin hoşuna gidiyor. İlahiyata giren gençler, daha hazırlık sınıfında iken kendini bilmez bazı hocalar bu gençlere “Siz müçtehit olacaksınız” şeklinde hava veriyor. 

O da daha Sübhanekeyi okumayı öğrenemeden müçtehit olmaya kalkıyor. “Ben müçtehitmişim” diyor. Bu sözler yaldızlı olduğu için hoşlarına gidiyor. Şimdi bu yaldızlı sözü sahabe toplumuna koyalım ve bir test edelim. Bu iddialar ne derece doğru çıkıyor? 

Şimdi az önceki iddiaya göre herkes müçtehit oluyor. Herkes Kur’an’dan, sünnetten anladığını uygulayacaktır. Herkes müçtehit yani! 

SAHABEDEN İÇTİHAT EDEN KİŞİ SAYISI 162 KİŞİDİR

Peki sahabeye bakalım. Sahabenin nüfusu ne kadardı? Veda haccına katılan sahabe 100 bin ile 140 bin arasındaydı diye kitaplarımız yazıyor. Bir de veda haccına gidemeyenler gidenlerden daha fazlaydı diye kayıtlar var. Böyle olunca sahabenin 250 bin kişi olduğunu söyleyebiliriz. O bazı kendini bilmez hocaların iddiasına göre bu 250 binin hepsi müçtehit olması gerekiyordu. Şimdi bakalım sahabe toplumunda fakih (fıkıh bilgini) dediğimiz içtihat eden sahabe kaç kişiydi? 

Fıkıhçı sahabeler 3 gruba ayrılıyor. Birincisi; El Muksirun dediğimiz grup 7 kişiden oluşuyor. Hz. Ömer ve Hz. Ali bunların içindedir. 3 tane Abdullah’ımız var. Hz. Aişe annemiz ve bir de genç sahabe var Zeyd Bin Sabit (Radiyallahu Anhüm) var. Toplam 7 kişi. Bunlardan gelen içtihatlar bir cilt dolduracak kadardır. 

İkinci tabakadan gelen içtihat sayısı bir mecmua tutacak kadardır. Bunların sayısı da 20-30 kişidir. Hz. Ebubekir, Hz. Muaviye, Ebu Hureyre annelerimizden Hz. Hafsa bu gruptandır. Bir de ömründe tek içtihat ve iki içtihatta bulunmuş sahabeler var. Bunların hepsini saydığımız zaman 162 kişi ediyor. Bu 162 kişiden 7’si hanım sahabelerden oluşuyor. 

ÇOK NET ORTAYA ÇIKIYOR

250 bini en geniş şekliyle alıp 162’ye bölsek ne çıkıyor? Sahabe toplumundaki tüm sahabeleri baz aldığımızda yaklaşık 1500 sahabeye bir müçtehit düşüyor. Dedikleri gibi hepsi müçtehit değil. Zaten bir toplumun tamamının müçtehit olması sünnetullaha terstir. Öyle bir toplum Allah yaratmamıştır. Sahabe toplumunda bile içtihat ve taklit oranı 1500’de 1’dir.  Öyleyse sahabe toplumunda da bir imam ya da müçtehit ve ona tabi olan tabiin grubu varmış. Sahabe toplumunda vahiy görmüş, Peygamber Efendimizi görmüş Arapçayı bilen kişi sayısı 1500’de 1 olursa, bizim Arapçayı bilmeyen 14-15 asır sonra gelmiş bir toplumda bunun bir kaç milyonda bir olması doğaldır. Bu çok net ortaya çıkıyor. 

Bir de şu var... Biz bu rakamı 162’ye değil de Muksirun dediğimiz 7 kişiye bölersek bir müçtehite yaklaşık 35 bin kişi düşer. Öyleyse taklit caiz değil, hepiniz müçtehitsiniz sözü tamamen hava cıvadır. Ve sahabe toplumuna uygun olmayan bir sözdür. 

ÇOK HADİS BİLMEK İÇTİHAT EDER ANLAMINA GELMEZ

Kimileri de diyor ki; 3-5 bin hadis okudum benim bir müçtehitte tabi olmama gerek yok. Kendim amel ederim diyor. Biz de ona diyoruz ki çok hadis bilmek içtihat ederim anlamına gelmez. 

Sahabeden örnek verelim. Hadiste bir numara kimdir? Ebu Hureyre Radiyallahu Anh... Fıkıhta bir numara mı? Değil... Öyleyse çok hadis bilmek içtihat etmek anlamına gelmiyor. En güzel örneği budur. Peki sahabeden içtihat eden kişi sayısı 162 dedik. Hadis nakleden kaç kişi var? Bunun en az 10 katıdır. Öyleyse sahabe toplumunda hadisçi 10 kişiyse, fıkıhçı 1 tane olmuştur. Eğer hadis bilmek içtihat biliyor anlamına gelmiş olsaydı, 10 hadisçi var ise 10’u da müçtehit olması gerekirdi. Bunun da en güzel delillerinden bir tanesi veda hutbesinin son cümlesidir. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve sellem) ne diyor; “Burada olanlar, olmayanlara bildirsin. Burada olmayanlar olanlardan daha iyi anlamış olabilir.” Öyleyse orada duyan kişi anlasa da anlamasa da nakledecek. Naklettiği kişi belki anlayacaktır. Öyleyse bütün bu rakamlardan sonra söyleyeceğimiz şu ki; Hiç kimse ben çok hadis okudum, içtihat ederim, mezhebe, müçtehide ihtiyacım yok diyemez. Sahabe toplumu bunu tekzip eder. 

(MEHMET ALİ AY / MARİFET HABER)


 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.