MarifetHaber
banner79

İSLAM'DA KARDEŞLİK

Marifet Dergisi yazarı Abdülfettah Kevseri, İslam'da kardeşliğin nasıl olması gerektiğini anlatan bir yazı kaleme aldı. İslam’ın en önemli düsturunun kardeşliktir olduğuna değinen Kevseri, "Bu kardeşlik öyle bir duygudur ki en iyi zamanda da en kötü zamanda da ortaya çıkar. Müslümanım diyen kimse Müslümanca yaşamalı, hayatı diğer Müslümanlar tarafından takdir edilmelidir" dedi.

İSLAM'DA KARDEŞLİK

Marifet Dergisi'nin 50. sayısında yayınlanan yazıda Abdülfettah Kevseri, "Müslüman Allah’ın emirlerini, Peygamber Efendimizin sünnet-i seniyyesini kâmil bir şekilde yaşamaya çalışan kimsedir. Müslüman her yönüyle emin olunan bir şahıstır. Müslüman her yönüyle emin olunan bir şahıstır" ifadelerini kullandı. 

"Müslümanların kardeşliği İslamiyet itibariyledir" diyen Kevseri, şöyle devam etti: "Müslüman öyle kimsedir ki; hem Müslümanlara hem de Müslüman olmayanlara hiçbir şekilde zarar vermez. Özellikle Müslüman bir kimsenin karşısındaki kardeşini hakir görmesi, aşağılayıcı laflar söylemesi zayıf karakterli olduğunun alametidir."

Abdülfettah Kevseri'nin Marifet Dergisi'nde yayınlanan yazısının tamamı şöyle;

"Müslüman; dilinden ve elinden Müslümanların emin olduğu kimsedir. Muhacir ise Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir." (Müttefekun Aleyh)

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...

Rabbimin selamı, rahmeti, mağfireti Müslümanların üzerine olsun

İslam’ın en önemli düsturu muhakkak ki kardeşliktir. Bu kardeşlik öyle bir duygudur ki en iyi zamanda da en kötü zamanda da ortaya çıkar. Müslümanım diyen kimse Müslümanca yaşamalı, hayatı diğer Müslümanlar tarafından takdir edilmelidir. Kısacası; Müslüman Allah’ın emirlerini, Peygamber Efendimizin sünnet-i seniyyesini kâmil bir şekilde yaşamaya çalışan kimsedir. Müslüman her yönüyle emin olunan bir şahıstır. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadırlar:

“Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların emin olduğu kimsedir. Muhacir ise Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir.” (Müttefekun Aleyh)

Müslüman öyle kimsedir ki; hem Müslümanlara hem de Müslüman olmayanlara hiçbir şekilde zarar vermez. Özellikle Müslüman bir kimsenin karşısındaki kardeşini hakir görmesi, aşağılayıcı laflar söylemesi zayıf karakterli olduğunun alametidir. Nitekim Abdullah ibni Ömer (Radıyallahu Anhuma)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Kim kardeşinin ihtiyacını karşılarsa Allah da onun ihtiyacını karşılar. Her kim Bir Müslümanın sıkıntısını giderirse Allah da buna karşılık ondan kıyamet gününün sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim Bir Müslümanın ayıbını örterse Allah da kıyamet günü onun ayıbını örter.” (Müttefekun Aleyh)

Müslümanların kardeşliği İslamiyet itibariyledir.

Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“Muhakkak ki Müminler kardeştir.” (Hucurat:10)

Bir Müslümanın diğer Müslüman kardeşine eliyle, diliyle veya farklı yöntemlerle zulmetmesi haramdır. Mazlumlara yardımcı olmak ise farz-ı kifayedir. Müslümanları tehlikeye atmamak ise sünnettir. Bu
konuda Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadırlar:

“Müslüman Müslümanın kardeşidir ona hıyanet etmez, ona yalan söylemez, ona yardımını terketmez. Her Müslümanın namusu, malı, kanı diğer Müslümanlara haramdır. (Peygamber Efendimiz kalbini
göstererek) Takva buradadır. (diye işaret etmişlerdir.) Bir kimseye şer olarak Müslüman kardeşini hakir görmesi ise yeter.” (Tirmizî; Kitab’ul-Birr:1928)

Müslümanlar öyle olmalı ki kardeşinin gıyabında her daim dua etmelidir. Allah Rasûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şeriflerinde bu konuda şöyle buyurmuşlardır:

“Kişinin Müslüman kardeşi için onun arkasından yaptığı dua kesin olarak kabul edilir. Mümin kardeşi için dua edenin yanı başında görevli bir melek bulunur ve yapılan duaya ‘Âmin. Sana da aynısını’ (verilsin) der.” (Müslim; Kitab’uz-Zikir ved-Dua: 2733)

Bir kişinin kardeşi için dua yapması müstehaptır. Kardeşi için yapacağı duayı onun gıyabında yapmalıdır. Bu ihlasa daha uygundur. Müslüman Müslümanı hakir görmemeli, onun aleyhinde konuşmamalıdır. İftira ise bu konuda bir Müslümana yapılacak olan en büyük günahtır. Bu konuda unutulmaması gereken en önemli nokta; dua esnasında yanında meleklerin bulunduğunu bilmesidir. Çünkü melekler o şahsın yaptığı duaya âmin diyeceklerdir. Kişinin gıyabında duası da kabule şayan olmalıdır. Böylece duası onun hakkında kabul edilmiş, kendisine de melek tarafından aynen dua edilmiş olmaktadır. Yaptığı beddua da karşı taraf o bedduaya müstahak değilse beddua edenin kendi başına geçecektir. Kimseye iftira atmamalı, iftiranın haram olduğunu unutmamalıdır.

Müslüman, kardeşini, hassaten ihvan kardeşini her türlü ortamda müdafaa etmelidir. Eğer müdafaa ederse Allah o kimseyi cehennem ateşinden korur. Peygamber Efendimiz bu konuda (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlardır:

“Kim Müslüman kardeşinin şeref ve namusunu savunursa Allah da kıyamet günü onun yüzünü cehennemden korur.” (Tirmizi; Kitab’ül-Birri ves-Sıla; 1932)

Müslüman bir kimse kardeşinin mahrem durumlarını araştırmaktan uzak durmalıdır. Hazreti Muaviye (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlardır:

“Eğer sen Müslümanların mahrem durumlarını araştırırsan onları ifsad etmiş veya az kalsın ifsad edecek bir hale gelmiş olursun.” (Ebu Davud; Kitab’ul-Edeb: 4888)

Hazreti Enes (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlardır:

“Birbirinizle ilgiyi kesmeyiniz, birbirinize arka çevirmeyiniz, karşılıklı kin tutmayınız, birbirinize haset etmeyiniz. Ey Allah’ın kulları! Kardeşler olunuz. Bir Müslümanın kardeşine üç günden fazla dargın durması helal değildir.” (Buhari, Müslim)

Müslüman Müslümana diğer kardeşi ile arasındaki olaylardan dolayı kim tutmamalı, mümkünse sulh yapmalıdır. Kardeşlik bağlarını kuvvetlendirmelidir. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu konuda şöyle buyurmuşlardır:

“Haberler pazartesi ve perşembe günleri arz olunur. Allah-u Teâlâ kendisine şirk koşmayan herkesi bağışlar. Ancak kendisi ile kardeşi arasında düşmanlık olan kimse bunun dışında kalır. Allah-u Teâlâ meleklere ‘Bu iki kimseyi barışıncaya kadar bırakınız.’ buyurur.” (Müslim; Kitab’ül-Birri ves-Sıla 2565)

İslam’ın kardeşlik bağları özellikle ihvanımız arasında çok kuvvetli olmalıdır. Efendi Hazretlerimiz başımızda olduğu halde kardeşliği zedeleyici hareketlerde ve söylemlerde bulunmak yakışmaz. Kardeşlik hepimiz için lazımdır. Bir ihvanın başka bir ihvanı hakir görmesi denizlerin kirlenmesinden daha vahimdir. Kardeşlik bağlarımızı, ilişkilerimizi cemaatlerin yok edilmeye çalışıldığı bu zamanda kuvvetlendirmeyeceğiz de acaba hangi zamanda kuvvetlendireceğiz.

Müslüman müslümanın kardeşidir. Onu hakir görmez, ona zulmetmez, onun kalbini kıracak laflar söylemez. Kısacası Müslüman her zaman kardeşi ilk kucaklaşmalı, söylediği sözlerin ahirette bir karşılığı olduğunu unutmamalıdır.

Kalın sağlıcakla. Allaha emanet olunuz.

Abdülfettah KEVSERİ


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mürüvvet - 2 ay önce
ŞAHSİ ÖZEL HALLERDE EVET AMA SÖZKONUSU İSLAM İSE VE İSLAMA ZARAR VARSA KATILMIYORUM