MarifetHaber
banner79

Ehl-i Sünnetin altını oyarsan Türk milletinin ecdadı yok olur!

Marifet Derneği Yönetim Kurulu üyesi Şefik Kocaman Hocaefendi, Kanal T televizyonunda yayınlanan yapımcı ve modaratörlüğünü Dr. Seyfi Şahin’in yaptığı Kuş Bakışı isimli programın konuğu oldu. 

Ehl-i Sünnetin altını oyarsan Türk milletinin ecdadı yok olur!

Ehl-i Sünnet’in ele alındığı programda önemli bilgiler veren Şefik Kocaman Hocaefendi, Ehl-i sünnet vel cemaatin bir mezhep değil, dinin kendisi olduğunu belirtti.
 
Ayrıca, Ehl-i sünnete uyanların kıyamete kadar Peygamber Efendimiz’in yolundan gideceklerini ifade eden Kocaman, Sahabe-i Kiramı inkar etmenin Peygamber Efendimiz’i inkar etmek olduğunu söyledi. Kocaman, şöyle devam etti: 

RESULALLAH’IN YOLUNU TAKİP EDENLER EHL-İ SÜNNETTİR

“Sünnet de yol demektir. Ehlisünnet kişiler, Resulallah’ın (sav) yolunu takip edenlerdir. Cemaat de ümmetin çoğunluğunu oluşturan Efendimizin (sav) hak üzere devam edeceklerini haber verdiği cemaatdir. İnsanlar çoğalınca ihtilafta çoğaldı. Yavaş yavaş yoldan çıkmalar oldu. Bunun için Allah’u Teala peygamberler gönderdi. İnsan imtihan üzere yaratıldı, Allah’a kulluk etmek için yaratıldı. Mevla kulluk etmeyi öğretecek peygamberleri de gönderdi. En son peygamber Efendimiz (sav) olmuştur. Ondan önceki peygamberler kendi kavimlerine gönderiliyorlardı. Efendimizin (sav) diğer peygamberlerden birçok farkı vardır biri de bütün insanlığa gönderilmiş olmasıdır. İnsanlık kıyamete kadar devam edecektir. İhtilaflar da devam edecektir.”

ASHAB-I KİRAMIN TAMAMI CENNETLE MÜJDELENMİŞTİR

“Tabi biz Sahabey-i Kiramın tamamını seviyoruz. Aralarındaki ihtilafları rahmet kabul ediyoruz. Ashab-ı Kiramın tamamı cennetle müjdelenmiştir. Dolayısıyla aleyhlerine konuşmamak gerekir. İlk haktan sapanlar, yoldan ayrılanlar Hz. Ali Efendimizin Sıffin’deki hakem olayına karşı çıkanlardır. İki taraf harp ediyor. Daha sonra bir araya geliniyor hakem olayı oluyor. Bir taife Hz. Ali Efendimizin (r.a) ordusundan çıkıyor, “Hüküm Allah’ındır, nasıl kula hüküm  tevcih ediliyor” diye Hz. Ali Efendimize muhalefet ediyorlar. O yüzden onlara Harici deniyor. Devlet başkanına başkaldırdıkları için. Huruç hareketi deniyor. Bugünkü Selefilerin durumu gibi. Bugün ben Selefiyim diyenlerin eline silah alanlarına da DAİŞ deniyor işte. Onlar kendilerinden başka kimseyi Müslüman olarak görmezler.”

ÖNCE HARİCİLER SONRA Şİİ’LER ÇIKTI...

“Peygamber Efendimizin (sav) “Benim ve ashabımın inanışında olanlar” dediği zümreden ilk önce Hariciler, daha sonrasında ise Şii’ler ayrıldı. Allahu Teala’nın Şia , Kur’an’da tamamının cennetle müjdelediği Ashab-ı Kiramdan, 5-6 tanesi hariç geri kalanının kafir olduğunu söylüyor. Daha sonra kaderi inkar edenler Kaderiye taifesi, kulun kendi tercihi yoktur, her işi bize Allah yaptırıyor, günah değil bunlar, Allah bize yazdığı için yapıyoruz diyen Cebriye taifesi var. 
Ondan sonrada İslam aleminde en köklü muhalefetlerden biri de Mutezile’dir. Aklı vahyin önüne alıyor. Allah’ın sıfatlarını, şefaatini inkar ediyorlar.”

VEL-CEMAAT NE DEMEKTİR?

“Hak yolda devam edenler ise Ehlisünnet Vel-Cemaattir. Resulullah’ın yolunda gidenler, ayrılmayanlar, fırkalara bölünmeyenler Ehli sünnet olanlardı. Peki Vel-Cemaat ne demek? Efendimiz (sav) buyuruyor ki: Benim ümmetim, sapıklık üzerine toplanmaz. İhtilaf görüyorsanız, ümmeti Muhammed olanların çoğu hangi yoldan gidiyorsa o yola devam edin.” Efendimizin (sav) hak üzere kıyamete kadar devam edeceğini haber verdiği ümmetin kahir ekseriyetini oluşturan cemaattir. Yani Ehl-i sünnet Vel-Cemaat ifadesindeki Cemaat. Efendimiz “ihtilaf gördüğünüzde cemaate devam edin” buyuruyor. Yine Peygamber Efendimiz “Ey insanlar cemaate, ümmetin çoğunluğuna uyun, ayrılıktan sakının” buyuruyor.”

EHLİSÜNNET VEL-CEMAAT BİR MEZHEP DEĞİLDİR

“Ehli Sünnet Vel-Cemaat bir mezhep değildir. Yani sonradan çıkan bir mezhep değildir. İslam’ın ta kendisidir. Hira’da başlayan Medine’de  noktalanan vahyin tamamı Ehlisünnet akidesidir. Mahmut Efendi Hazretlerinin söylediği gibi, “Ehli sünnetin başı Rasulllah (sav)’tır. Erkanı Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali. Efradı Sahabe-i Kiram ve kıyamete kadar o yolu takip edecek olan bütün Müslümanlardır.”

SÜNNİLİK EHL-İ SÜNNETİN KISALTMASIDIR
   
“İlk Ehlisünnet ifadesi Müslim’in Sahihinde Mukaddimesinde geçiyor.  Tabiin zamanında haktan ayrılanlar olunca, ayrılmayıp da Rasulullah’ın yolunu, sünnetini devam ettirenlere kullanılan ifadedir. İslam’ın kendisidir. Ehlisünnetin kısaltılmasına ise Sünnilik diyoruz.”

ONLARA MUHALEFET EDEN HAKTAN SAPMIŞ OLUR

“Sahabe-i Kiram Efendimiz (sav) Kur’an ile yetiştirip terbiye ettiği tek nesildir. Doğruya en yakın olan onlardır. Hiç kimse ben Ashab-ı Kiram atlayıp da hadis, ayet anlıyorum diyemez. Yani kimse Resulullah’ın ashabının anladığına muhalir bir şey ayetten ve hadisten çıkaramaz. Çıkarırsa onlara muhalefet ederse ne olur, haktan sapmış olur. Çünkü Allah onlara ölçü koydu. Ehlisünnet 14 asırlık İslam aleminin yüzde 90’nını oluşturmaktadır.”

DALGA GEÇMEK DİNDEN ÇIKARIR

“Her şeyden önce iman gelir. Çünkü hata kaldırmaz. Efendimiz (sav) “Yanlış inananların hepsi cehenneme” buyuruyor.  Ehlisünnet vel-cemaat gibi değilsen, Peygamber Efendimiz (sav), Sahabe-i Kiram gibi inanmıyorsan bitti, cehenneme gireceksin. Ancak inanışındaki yanlışlıklar, sapıklıklar onu kafir edecek seviyedeyse cehennemde ebedi kalacaktır. Kur’an’da bir ayeti beğenmezse, bir hükümle dalga geçerse bu kişi yoldan çıkmıştır. Bu kafir olur. İmanındaki yanlış onu dinden çıkaracak seviyede değilse ona ehli bidat deniliyor onlara. Yanlış inanış sahipleri demektir. O muhakkak cehenneme girecek, imanındaki yanlışlığın gereği kadar yanacak, sonra ona cennet söz konusudur.”

EHLİSÜNNET ALİMLERİ O KİŞİYE KAFİR DEMEZ

“Kafir demek çok zor bir iştir. Ehlisünneti diğerlerinden ayıran en büyük özelliklerden bir tanesi de budur. Ehlisünnet vel-cemaat ehli kıbleyi tekvir etmezler. Bir insanın üzerinde 99 tane küfür alameti olsa, bir tane de Müslüman olduğuna alamet olsa, Ehlisünnet alimleri o bir alamete bakarak o adama kafir demezler. Doğrudan dinden zarureten sabit olan yani tevatürle inkarı mümkün olmayacak şekilde sabit olan şeyler vardır. Kur’an’ın tamamı tevatürle sabit olan sünneti seniye ve bunlardan o yollarla çıkarılmış hükümleri inkar etmedikten sonra bir adam Müslümandır.”

İNSANIN KAFİR OLMASININ 3 TANE YOLU VAR

“Bunlar, İnkar, istihfaf, istihzadır.  Ashabı Kiramın alimleri bu doğru inanışı sonraki nesle naklettiler. Kur’an, sünnet, Peygamberimiz’in ve Sahabe-i Kiramın inancını o zamanda delilleriyle beraber savundular. Hem akli hem de nakli delillerle. Tabiin alimler bu şekilde naklettiler. Fitneler çıktı onlara karşı mücadeleler edildi. Bunlara karşı dört müçtehit alimler de mücadele ettiler.” 

HADİSİ KABUL ETMEDEN İSLAM OLMAZ

“Ümmeti Muhammed 4 tane alimin fetvalarına uyarak gelmiştir. Ehlisünneti sapık bir mezhep olarak görürsen, ben Maturidi, Eşhari, Maliki, Hanifi, Şafi, Hanbeli değilim, bunlar yanlıştır dersen bu ne demektir; İstanbul’u fethedenler Müslüman değildi demektir. Hadisi kabul etmeden İslam olmaz. 'Hadisin delil olmadığı sadece Kur’an yeter' diyenler, hadisin olmadığı bir İslam 14 asırdır İslam coğrafyasında nerede yaşandı? Böyle bir İslam yok. Bu Peygambersiz İslam demektir. Böyle bir anlayış yok.”

TÜRK MİLLETİ SAHABE-İ KİRAM'DAN SONRA EN KAHRAMAN MİLLETTİR

“Tasavvufa şirk diyenlere sesleniyorum, o zaman İstanbul’u fethedenlere müşrik, kafir diyorsunuz. Çanakkale’de ölenlere müşrik, kafir diyorsunuz. Onlara şehit demiyorsunuz. Güneydoğuda bu İslam vatanı için ölenlere de siz o zaman şehit demiyorsunuz. Eğer tasavvuf, tarikat şirkse, mezheplik sapıklıksa, Maturi, Eşhari olmak haşa ve kella sonradan çıkmış dinden uzaklaşmaksa sana göre o zaman Osmanlı, Selçuklu, ecdad falan bir şey yok. Türk Milleti sahabe-i kiram neslinden sonraki görülen en kahraman millettir. Şu an İslam alemini toparlayacak tek güçtür. Bunların inanışı Ehl-i Sünnettir. Ehl-i Sünnetin altını oyduğun zaman Türk milletinin babası, dedesi yok oluyor. Bu noktada ecdadı inkar ettirecekler bize, niyetleri bu.”

(MARİFET HABER)
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
cihanyamaneren