MarifetHaber
banner79

Cübbeli Ahmet Hoca'ya tepki: Artık vaaz dinlemek istiyoruz!

Bir süredir Mahmud Efendi Hazretleri’nin hizmet ekibi ile Marifet Derneği’ni hedef alan Cübbeli Ahmet Hoca’nın kendi kendini yalanlayan cümleleri bu kadarda olmaz dedirtti. 

Cübbeli Ahmet Hoca'ya tepki: Artık vaaz dinlemek istiyoruz!

Marifet Dergisi’nde, Cübbeli Ahmet Hoca’ya mevzu (uydurma) hadis hususunda ilmi bir reddiyeye yer verilmişti.

Cübbeli Ahmet Hoca, bu reddiyenin ardından Marifet Dergisi, Marifet Derneği ve Mahmud Efendi Hazretleri’nin hizmet ekibini hedef alan açıklamalarda bulundu. 

Efendi Hazretleri’nin hizmet ekibine yönelik, tamamı asılsız, gerçeklerden uzak ithamlarını sürdürerek tartışmanın boyutunu ilmi olmaktan çıkardı ve menfaatleri uğruna şahsileştirdiği görüldü. 

Bu süreçte, vaaz kürsüsünü bir silah gibi kullanıp kamuoyunu yanıltıcı cümlelerle kendini haklı çıkarmaya çalıştı. 

İnsanlar, Cübbeli Ahmet Hoca'nın kürsüdeki bu tutumuna isyan etti. Anadolu'nun çeşitli yerlerinden sohbetleri takip edenler şahsi meselelerin vaaz kürsüsünde dillendirilmesine büyük tepki gösterdi. 

İşte Cübbeli Ahmet Hoca’nın gerçek dışı iddialarından bazıları;

- Efendi Hazretleri’nin Çavuşbaşı’nda zorla tutulduğunu ve burada mutsuz olduğunu bu yüzden 2 yıldır yüzünün gülmediğini söyledi. 

-Çavuşbaşı’ndaki yıkılan külliyede türbe yapılacağı iddialarına yönelik açıklama yapılmadığını ileri sürdü.

-Hanenin kapısında bekletildiğini iddia etti. Kamuoyunda bu durum içeri alınmadığı algısına neden oldu. Daha sonra hocaefendilerin bu iddiayı çürüten açıklamalarına cevap dahi veremedi. 

-Efendi Hazetleri’nin hizmet ekibine iftiralarda bulundu.

-Hizmet ekibine önce ‘duacıyız’ dedi, tam 1 ay sonra ise FETÖ elebaşı gibi beddualar yağdırdı.

Oysa, Cübbeli Ahmet Hoca yakın bir tarihe kadar aynı ekip ve Marifet Derneği hakkında methiyeler düzüyordu. 

Konuyu, siz değerli okurlarımız ile kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

İşte Cübbeli Ahmet Hoca’nın kendi kendini yalanlayan sözlerinin yer aldığı görüntüler;

EFENDİ HAZRETLERİ KİMİN ELİNDE? 

Bu şahsi istismarları bilmez mi? Bana soruyorlar belki de efendi bir şey bilmiyor. Efendi her şeyi biliyor ama gücü yok. Gerekli insanlarda gereken ilgiyi göstermiyor, dolayısıyla efendi hazretlerinin de gücü yok. 

ÖNCEKİ BEYANLARINDAN;

Efendi hazretlerine dedim sohbetlerde konuşmalar oluyor sizin burada zorla tutulduğunuza dair. Efendi hazretleri, “Yok yok” dedi. Selahaddin hoca böyle söylüyor dedim. ‘Yalan söylüyor’ dedi. Efendinin ağzından duydum. Sizin burada rahat olduğunuzu biliyoruz ama sormak durumunda kaldık. Bu kadar kürsüden konuşulacak bir şey mi var ya. Efendi buyurdu ki ben burada rahatım. İsmailağa’ya 2 senedir gitmiyorsunuz diye bunu bahane ediyor bu gibi şeyler söylüyor dedim. ‘Ben kimseye kırgın değilim ama ben burada rahatım’ dedi. Kim Efendi’yi zorla tutacak güce sahiptir. Dünya baş edemez efendi ile. Kenan Evren itiraf etti, “Bir Çarşamba’daki imamla baş edemedim” dedi. O senin bildiğin imam değil ki. O Mahmut Efendi Hazretleri. Dünyanın gavuru efendiye zarar verememiş, şimdi efendiye hizmet eden adamlar efendiyi zorla tutuyorlarmış. Böyle zırva palavra görmedim. Her sabah maalesef kürsüden konuşuluyor, Allah ıslah, hidayet eylesin. 

Efendi hazretleri diyor ki, “Benim yanıma Allah en iyi insanları gönderdi, nur gibi insanlar var etrafımda” Şefik Hocaefendimiz var mesela, Allah rızası için seviyorum. Ben kaç kere şu kulağımla duydum, “Ben bunu çok seviyorum, neden seviyorum bilemiyorum” diyor. Şimdi bu insanlara düşmanlık etmenin ne manası var. Gece gündüzlerini vermişler, hizmet ediyorlar uykularını, çoluk çocuklarını terk etmişler. Efendi hazretleri şu 2-3 senede dünyaya yayıldığı, bundan evvel 50 senede bu kadar yayıldı mı? Bütün dünyada kimdir bu müceddid, tanımak istiyoruz diyerek akın akın ulema, evliya geliyor. Neden oldu, bu hizmetlerden oldu. Bu Marifet Derneği çok çalıştı, Allah muvaffakiyet, çok hizmetler nasip eylesin. Efendi hazretlerinin ekseninde kendilerini görmeden, bizde bir şey yok diyerek hizmet ediyorlar. Tabi yok ben de ne var? Babamızın evinden ne getirdik? Her şeyimiz efendi hazretlerinin. Yedirdi, içirdi. Ben onun sofrasında yediğimi anamın evinde yemedim. Maddi manevi hepimizi baktı, büyüttü, besledi, adam etti. Şimdi vefasızlık mı yapmak lazım. 

Muhammed hoca ile arabadayız. Dedi ki: Efendim Cuma namazına İsmailağa’ya gidelim. Benim yanımda söyledi. Efendi hazretleri, “Orası uzak şimdi yakın bir yere gidelim” dedi. Birkaç kere böyle oldu, gelmedi. 

BEN BURADA RAHATIM (ÇAVUŞBAŞI)

Ahmet abi sordu şimdi burada duruyorsunuz gelmeyecek misiniz? “Orası sıcak oluyor, ben burada serinim, burada rahatım” dedi. Oğlu Ahmet hoca var, benimde hocamdır. Oğlu bizzat ben duydum kulağımla “babama sordum, babam orada rahat ediyor, havası iyi geliyor” dedi. Oğlu böyle diyor. Zorla bir şey olsa tutulabilir mi orada koca evliyullah orada? 

BABAM ÇAVUŞBAŞI’NDA HUZUR İÇİNDE

Efendi Hazretleri’nin oğlu Ahmet Ustaosmanoğlu: “Babam Çavuşbaşı’ndaki evinde huzur içinde istirahatini sürdürmektedir. Değişik dedikoduların çıkması sebebiyle açıklamayı yapmak zorunda kalıyoruz. Efendi Hazretleri’nin buradan alınıp, kaçırılacağını, oraya buraya götürüleceği gibi değişik değişik iftiralar yapılmaktadır. Bunların tamamı asılsızdır. Burada doktorların kendisi için tavsiye ettiği yaşama şeklini; temiz hava, sessizlik açısından burada yaşamayı sürdürecektir. Onun için istediği zaman, Fatih’teki evine de gidebilir, istediği zaman başka bir yere de gidebilir. Hüküm tamamen kendisine aittir. Bu kimseyi ilgilendiren bir olay değildir. Buradan bir yere de gitmez.

MARİFET HİZMET EKİBİNE “DUACIYIZ, BEDDUACI DEĞİLİZ” DİYEN HOCA EFENDİ

(10 EKİM 2016)

“Biz duacıyız, bedduacı değiliz. Onlarda kardeşlerimiz, onlarda talebelerimiz. Efendi hazretlerimizin müritleri. Bizden de tarikatte efdal olabilirler.”

LANETÇİLER, KIYAMET GÜNÜ NE ŞEFAATÇİ NE DE ŞAHİT OLURLAR
(MÜSLİM, BİRR 85,86; EBÜ DAVÜD, EDEB 45)

Henüz bir ay sonra;

(10 KASIM 2016)

Allah’ım dünyada ahirette lanetinle lanet eyle, kahrınla perişan eyle. Muktedir ahzinle ahzeyle yakala. Tarumar eyle, evlerini ocaklarını batır. Dünyada ahirette perişan eyle. Umduklarını buldurma, korktuklarından kurtarma. 

EFENDİ HAZRETLERİ İKİ SENEDİR NİYE SANA GÜLMÜYOR?
(10 KASIM 2016)

Efendi Hazretlerine sürekli onu söylüyorlar, bunu söylüyorlar, artık efendi hazretlerinin kafası şişti. Her şeyi soruyorlar. 2 senedir gülmüyor. Tabi ben birkaç aydır gitmiyorum ama. 2 senedir nerede o gülen, sevinen efendi. Nerede o soran efendi. Böyle duruyor.

SEN KABAHATİ KENDİNDE ARA

(17 KASIM 2016)

İNEGÖL VEKİLİ AHMED İSLAMOĞLU HOCAEFENDİ, EFENDİ HAZRETLERİMİZİN DUA VE TEBESSÜMÜNE MAZHAR OLDULAR
Kimisi diyor konuştuğumu duymuyor, sorduğuma cevap vermiyor. Sen kabahati kendinde ara. Bana niye cevap veriyor da sana cevap vermiyor? Evhama lüzum yok. Efendi hazretleri her şeyden haberdardır. İtikatımızı düzgün tutalım. 

(2009)

ŞU SÖYLEDİKLERİMDEN BAŞKA BİRŞEY SÖYLERSEM DİNLEMEYİN, DİNLETMEYİN BENİ

“Bu hoca bu kadar hizmet etti bize idare edelim herhalde beyni sulandı diye dinlemeyin beni” 

Bende kendim hakkımda da aynı fetvayı veriyorum. Kalpler Allah’ın elinde, bende dönebilirim, belli değil. Kimse peygamber değil. Peygamber olmayanlar dışında kesin korunma muhafaza garantisi yok. Masumluk peygamberlere mahsustur. Eğer benimde kalbim dönerse veya döndürürlerse veya maddi menfaat devreye girerse veya başka, korku tehlike devreye girerse ben şu söylediklerimden başka bir şey söylersem şu anda sizi ikaz ediyorum. Dinlemeyin beni ve dinletmeyin beni, uzaklaştırın milleti benden. Çünkü Hakka uymak lazım. 

HANGİ CÜBBELİYE İNANALIM – KAPIDA BEKLETME HADİSESİ

(24 ARALIK 2015)

Halid-i Bağdadi diyor ki; mürşidi ziyaret etmek: Geldiklerinde mürşidinin hizmetinde olanlardan şeyhlerinin yanına girmeleri için izin niyaz etmelidirler. Yani izinsiz girilir mi, girilmez. Hizmetçilere önem verilecek, eğer izin verilirse yani hizmetçiler buyur gir derlerse, girerler. İzin verilmediği takdirde ise dönüp gitmelidirler. Dönüp giderken de bunlar ne biçim hizmetçi, bunlar bizi görüştürmedi diye hizmetçilere hakaret etmemelidirler. O kapıda kim hizmetteyse şeyh efendinin hatırı için hizmetçilerine çok özel önem vermelidirler. Ben o kapıya gidiyorum, bana diyorlar iki dakika bekletiyoruz seni kusura bakma. Sabaha kadar da bekletebilirsiniz de diyorum, isterseniz kapıdan da geri döndürebilirsiniz, isterseniz dış kapıdan da geri döndürebilirsiniz diyorum. Siz burada vazifelisiniz, ben efendi hazretlerini ziyarete geldim. Mevla benim ziyaretimi kabul eder, her şey niyete bağlıdır. Ben sizin dediğinize tabiyim diyorum.   

(6 EKİM 2016)

Bir kere gittim kapıyı yüzüme kapattılar. Hadi çık, yola çıkartıyor beni. Beni içeri al görüştürmezsen görüştürme diyorum, kapıyı suratıma vuruyor. 

CÜBBELİ AHMET HOCA’NIN YÜZÜME KAPI KAPATTI DEDİĞİ GÖREVLİ FATİH HOCAEFENDİ’NİN AÇIKLAMASI

Cübbeli hocaefendi Cuma günü geldi. Arabayla geldi biz kameradan gördük, kapıya çıktık. Kapıyı çıktığımda Cübbeli Ahmet hocaefendi arabadan indi kapıya geldi. Hocam dedim bir dakika geleceğinizden haberim yok, yukarıya bir haber edeyim  dedim. O da bana aynen, ben Muhammed hocadan habersiz gelmem, onunla görüştüm öyle geldim. Edepsizlik yapmayın, bu şekilde edepsizlik olmuyor gibi kelimeler kullandı. 
Ben de tamam öyleyse buyurun kamelyaya dedim.  İçeriye aldım, kesinlikle ve kesinlikle çık dışarı, yola çık ifadeler de kullanmadım, kapıyı suratına da kapatmadım. Zaten içeriye kamelyaya aldıktan sonra, kendisi Efendi Hazretleriyle görüşmek için yukarıya çıktı. Bütün olay bundan ibaret. Ne kadar beklemişse  sadece kapıdaki bu konuşmamız kadar beklemiştir. Kesinlikle kapıda bekletme, kapıyı suratına vurma, veyahut da yola çık gibi kesinlikle böyle edepsizce, terbiyesizce kelimeler kullanmadım. 

Hatta, çıktıktan sonra hatta kendisi de kusura bakmayın biraz bağırdık, hakkınızı helal edin diye benden helallik istedi arabaya binerken. 

(Kendini savunurken ince eleyip sık dokuyan, tüm detayları ele alan, en ince ayrıntısına kadar giren Cübbeli Ahmet Hocaefendi, Fatih Hocaefendi’nin bu açıklamalarına daha cevap vermedi.)

TÜRBE İDDİALARINA CEVAP VERMİYORLAR

(10 EKİM 2016)

Türbe için bir açıklama yapalım efendi, efendi babadan ayrılır mı? Burada vasiyeti var efendi babanın,  “Beni ayıramazlar Mahmud’umdan” diye. Efendiyi efendi babadan ayırmak, adama diyorsun bir reddiye yap yoksa böyle bir görüşün. Bana ne diyor? Uçan sineğe cevap veriyorsun. Niye bu konuyu konuşmuyorsun. Efendi hazretlerini efendi babadan sen nasıl ayırırsın? Ya bunlar böyle. 

Külliye yıkımından 21 gün önce “Türbe” iddialarına Marifet Penceresi özel programında verilen cevap;  

(17 OCAK 2016)

Muhammed Sinan Hocaefendi’nin ‘anıt mezar’ açıklaması;

Anıtmezar olayına bir cevap verelim. Anıtmezar olayı bizim hakkımızda Mahmut efendi hizmetkarları işte oraya anıtmezar yapıyorlar diye hakkımızda iftira atmışlar. Şimdi bunun gerçekliği yoktur. Eğer böyle bir iddiası olan varsa, bunu ispatla mükelleftir. Mahmut Efendi hazretlerinin hizmet ekibi olarak, şimdiye kadar hep Mahmut efendinin hayatı üzerine hizmetlerimizi kurduk. Hep onun hayatı üzerine hizmetlerimizi geliştirdik. Hep onun hayatı üzerine şu ana kadar ihvana, mühibbana ve bundan sonra da hizmet edeceğiz. Bu aslında şikayet değil, yapan kurumun veya  şahsın veya grubun ruh halini yansıtmaktadır bu şikayet aslında. 

HAPİSHANEDE HAHAMBAŞI İLE GÖRÜŞTÜĞÜNÜ SÖYLÜYOR

Bana hapiste hahambaşını gönderdiler. Kaç ay yanımda yattı. Bana dedi gel Amerika’ya Manhattan’da seni misafir edeyim. Bizim lobilerle anlaş, bir daha bizim aleyhimizde konuşma, Ben-i İsrail ve Yahudiler hakkındaki ayetleri okuma, söz veriyorum sana merkez vaaz yaptıracağım seni dedi. Bak dedi falancalar geldi anlaştı, falan gruplar, falan adamlar bizle anlaştı, sana da yazık dedi. Bak hapislerde sürüneceksin dedi. O adamın 4 yıl cezası vardı numaradan, benim peşime 2 günde çıktı. Bana telefonlar açıldı. Eresin Otel’de buluşalım, biletimi yolladı Ankara’da buluşalım. Amerika’ya götürecek. ‘Vizen bana ait, Tel Aviv’e gidelim yeter ki Ben-i İsrail ile ilgili ayetleri okuma’ diyor bana. Birileri bizle anlaştı bak onlar dünya çapında diyor. Sende böyle sürünürsün, yapma kafanı çalıştır, bundan sonra rahatına bak diyor. 

KİMSEYLE GÖRÜŞMEDİĞİNİ SÖYLÜYOR

Benle kimse pazarlık yapmamış. Bunlar uyduruyor ki güya hapishanede bana şantajlar yapılmış, seni çıkartırız ama şöyle yaparsın, böyle yaparsın diye uydurmalar yapıyorlar. Ben hapishanede tek başıma kaldım. 2000 yılında tek bir hücrede kaldım. 3 ay kaldım. 2001’in başında 10 ay kaldım, 2002’de çıktım. Hapishanede yalnız kalan adamım, hiç kimse ile beni görüştürmediler, spora da çıkarmadılar, kütüphaneye bile gidemedim. Kitap bana geliyordu yazıyordum dilekçe. Dolayısıyla hapishanede kimse beni tehdit etmedi. Ondan sonra sen şunu diyeceksin, bunu demeyeceksin kimse dedirtemez.

Ben mesela hahambaşı ile 3 ay hapis yattım. Yani beni onun yanına verdiler. Biraz arkadaşlar daha vardı. 3 ay biz beraber kaldık. Tabi bana çok saygıları da var. Doğu’dan böyle fedai tip çocuklarda var. Bana çok hürmet ediyorlar, Doğu’nun adamı hocaya çok hürmeti var. Ondan sonra adama hakaret ediyor gibi yaklaşımlar oldu. Bunları ben hep durdurdum. Odada katiller, caniler her cins var. Her gelen bize vay hocam diyor. O diyor ben kafayı çekerken seni İzmit’te dinliyordum falan.

Fatih Altaylı soruyor;

Size diyorlar ki; o Cübbeli Ahmet Hoca değil ‘cukkalı’ Ahmet Hoca’dır. Çok paragözdür diyorlar ve çok servet yapmıştır bu işlerden.

KOKU SATIŞI

Hakiki ud yine bitmiş idi dükkanda, 20 veya 30 sene arası yıllanmış ud geldi. Bunu hakikaten Hindistan’da yıllandırıyorlar, kaynağını buldum daha Hindistan’ı yeni bulduk yani. Kaynağını yerini bulduk, ondan sonra şimdi yeni geldi. Bu gece artık şişelere doldururlar, yarına yetiştirirler mi bilmiyorum.

KEFEN SATIŞI

Allah hayırlı uzun ömür versin, kefen geldi. Kumaş olarak da ona öyle bir dokuma yapıldı ki, öbürlerinde cenaze imamının elinde kalıyormuş. Öyle zayıf kumaşlar var. Buna kaç dikiş atıldı bilmiyorum, kumaş dokuması 60 küsürlü dediler. Dedik hani insanların avretini muhafaza etsin inşallah. Ceylan derisini bulduk, ceylan derisinin üzerine yazdık bu ikinci buda var. Ceylan derisinden bir parça üzerine misk ve safranla, hakiki misk, safran çok pahalı mürekkebi falan ondan yazdık.

Dergi oku, ayet oku. Bu kitaplar ayet, hadis dolu. Lalegül size hizmet etmeye çalışıyor. Lalegül’den Allah razı olsun, hizmet etmeye çalışıyorlar, bunlar bir arada sizlere arz etmeye çalışıyor. Sizlerin istifadenize bir kampanya yapıldığı zaman bir kolaylık oluyor. O kolaylıktan istifade edilebilir, okunabilir, okutturulabilir, dağıtılabilir.

30 cüz Kur’an-ı Kerim hatm-i şerifin tümü bu şekilde basıldı, benim sesimden. Euzü Besleme, Fatiha, Nas Surelerine kadar. Hepsi benim kıraatimle, tilavetimle. Bu da size hediye edilecek. Lalegül neşriyatın hediyeleri arasında inşallah dergiye abone olanlara bu hatim seti hepsi bir arada, 30 cüz bir sette, size hediye edilecek.

Allahu Teala istismar edenlere fırsat vermesin. Bu işler istismara girmiş. Ben böyle bir istismara karşıyım, benim böyle bir şeyle alakam yok.

Ot yok ocak yok, hizmet yok bir şey yok. Ondan sonra topla da topla, sonra da cukka

HAPİSHANEDEN ÖNCE

Bu memlekette önümüzdeki en büyük tehlikeyi diyalog tehlikesi olarak görüyorum. 20-30 sene içinde korkuyorum bu milleti öyle haşlayacaklar, bu Müslüman cemaatler bunu yapacaklar. Çünkü bu ihaleyi kim aldı, dinler arası diyalog ihanesini kimler aldı? Müslümanlar aldı. Bu cemaatler Yahudilerin, Hristiyanların cennete gireceğini savunmaya başladılar mı? Bu kitap onun için çıktı. Mesele ne biliyor musun? Bu millete yeniden bir Çanakkale yapamayız diyorlar.

Hidayet arayın ki sizi hidayet edeyim. Dizileri seyredersen ne olacak, ben İslami dizi seyrediyorum diyor. O İslami dediğin dizilerin içinde de ne zehirler yutturuyorlar sana haberin var mı? Bak STV’de bir dizi varmış saman televizyonu, küçücük bir erkek çocuğu, gavur ölmüş benim bildiğim. Onlarında akrabasıymış, çocuk üzülüyor. Marifet Derneği’nin sitesinde de varmış. Çocuk üzülüyor, kadın var kapalı. Kapalı kadın deyince diziyi seyredersin, İslami dizi zannedersin. Dansöz seyretsen daha aşağı. Dansöz seyretsen günahkar olursun, bunları seyretsen gavur olursun.

CÜBBELİ AHMET HOCA'NIN MEKTUBUNU CEMAATE TEBLİĞ EDİYOR

Ben sizlere içeri girdiğimden beri muhterem Fethullah Hocaefendinin ve nezih cemaatinin bana atılan iftiralardan beri olduğunu bildirmiştim. Hatta rüyamda hocaefendinin bana rüya ettiğini gördüğümü anlatmıştım. İşte 5 Eylül Çarşamba günü tamda Mudanya’da gelen arkadaşların ziyaretinin ardından Muhterem hocaefendinin yakın talebesinin bana hediye gönderdiği El-Kulûbu'd-Dâria ve Beyan isimli iki eserinin üzerine hattı destiyle Ramazan şerifin 12.’de kaydetmiş bulunduğu iki ithaf yazısı benim bu konuyu doğru anladığımın en bariz şahidi olmuştur. Bu fakir kardeşiniz muhterem hocamızın tazim ifade eden methiyelerine asla layık biri değilim. Okuyunca çok mahcup oldum. Hele o hoca kardeş, acaba hocamız hediyemizi kabul buyurur mu, değilse affımızı iste diyerek bunları yolladı diye anlatınca, hocaefendide hakim olan bu duygusallık  ve mahfiyet karşısında kendimden utandım ama insanlar içinde fazilet sahiplerini ancak fazilet erbabı tanır kaidesince değerli hocamız kendisine münasip bir üslup kullanmış.

Hizmet ettiğim camianın bazı hocaları kıskançlık yüzünden bana bu zulmü reva görürken, muhterem hocaefendinin bana şefkatle yaklaşması beni çok duygulandırmış ve bu yazıyı yazarken duygulandırmıştır.

CÜBBELİ AHMET HOCA “DANSÖZ İZLERSEN GÜNAHKAR OLURSUN, BUNLARI İZLERSEN GEVUR OLURSUN” DEDİĞİ SAMANYOLU TV’YE “DERSHANELER” DEN YANA TAVIR ALARAK VERDİĞİ RÖPORTAJ

En büyük dert cehalet, başta bilgisizlik.

Şimdi burada bir itham var. İthamda da diyor ki STV kanalını izleyen kafir olur diyordu. Şimdi o kanala çıktı diye bir itham var. Bu neye taalluk ediyor? Bu benim hocalığıma taalluk ediyor. Ne demektir bu? Bu adamın hocalığına güvenilmez, çünkü neden dün kafirdir dediği yere şimdi çıkıyorsa bu adamın dinine fıkıhına güvenilmez demeye getirmek demek midir değil midir? Yanlış anladımsa söyleyin, cevap vermeyeyim, yazık bana da 5 dakika. Burada benim hocalığımın dışında, bana cübbeli desin, takkeli desin, cübbesiz desin başım üstüne. Şimdi dersen ki bana o gün öyle diyorsun bugün böyle diyorsun, sen döneksin, ben o zaman ilmi bir reddiye getirmek zorunda mıyım? Evet zorundayım, şimdi o diğer meseleler hariç. Ben bu konuşmayı yeniden dinledim. Konuşmada ben bir diziden bahsediyorum. Bir kanalı seyreden kafir olur deme hakkına hiçbir hoca sahip değildir. şimdi sizin gibi avanaklar beni 35 senedir sohbete devam ediyorsunuz, sizin kafanız çok fazla çalışmadığınızdan hala hocam hocam diye bana hürmet ediyorsunuz. Biraz saf adamsınız, hakikaten saf adamsınız. Hacı abi çok akıllıdır uyanıktır, ne mal olduğumu anlamış, ben inanarak konuşuyorum ki doğru anlamış.

(MARİFET HABER)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hoca - 2 hafta önce
Bu cüppeli artık ne dediğini bilmiyor