banner64
banner19
banner58

Erdoğan: Asker kaçakları yakalanacak

25 Ekim 2013 Cuma 11:52

MHP lideri Bahçeli'nin dil sürçmeleri yada kelimeleri söyleyememesi defalarca haber oldu. Buna herkes alışmıştı ancak bu kez hata beklenmedik bir yerden, hatipliğiyle bilinen Başbakan Erdoğan'dan geldi. Başbakan Erdoğan, konuşması sırasında dili sürçünce "Askerlik süresi" yerine "Askerlik suresi" dedi. Bu hatayı peş peşe iki kez yapınca da haber olmaktan kurtulamadı.

Erdoğan: Asker kaçakları yakalanacak
banner17
Başbakan'ın konuşmasından satırbaşları:

Çarşamba günü Priştine'ye giderek Kosova Başbakanı, Arnavutluk Başbakanı ve misafirlerle birlikte önemli bir açılış yaptık. Havalimanı açılışını gerçekleştirdik. Kosova ve Arnavutluk başbakanlarıyla Priştine'den Prizren'e geçtik. Biliyorsunuz Türklerin yoğun yaşadığı bir bölge. Orada coşkulu bir miting gerçekleştirdik. Türkiye'de gerçekleştirdiğimiz mitinglerden hiçbir farkı yoktu. Oradaki vatandaşlar mitingin sonuna kadar çok büyük bir coşkuyla bizi dinlediler.

KOSOVA'DA ÇOK ÖNEMLİ BİR PROJE


TİKA Kosova'da önemli bir çalışma yapıyor. Son zamanlarda etnik meseleler gündeme sıklıkla geliyor. Çok konuşuluyor. Bundan dolayı da bazıları bizim üzerimize farklı bir şekilde saldırıya geçiyor. Bütün bunlara tek cevap var aslında. İstiklal Marşı şairi Merhum Mehmet Akif biliyorsunuz bir Arnavut'tu. Ama Arnavut Mehmet Akif'in gönül süzgecinden geçen kelimeyi, cümleleri, mısraları başka hiçbir insan bulamamıştı. Saatlerce o zamanki Meclis'te ayakta alkışlanarak kabul edilmişti. Demek ki bizi birbirimize bağlayan bağ başka. Bunu hala anlayamayan zavallılar var. İstiklal Marşı'mızın şairi merhum Mehmet AKif'in dedesi Kosovalıydı. Bir Arnavuttu. İpek kasabasının Şuşitza köyünde yaşıyordu. Oğlu Mehmet Tahir'i İstanbul'a göndermişti. İmam olması için göndermişti. Ancak Mehmet Tahir İstanbul'da büyük başarı gösterip müderris olunca köyüne dönemedi. Mehmet Akif de İstanbul'da dünyaya geldi. Akif'in dedesinin köyündeki caminin imamlığını bir süre Akif'in amcaları yaptılar. Maalesef bu camii bakımsız kalmış. 1999 yılında da savaş nedeniyle tamamen yıkılmış. İşte şimdi biz o camiyi bulduk, hazırlıkları yaptık, Mehmet Akif'in dedesinin köyündeki o tarihi camiyi yeniden inşa ediyoruz.

Orta Asya'ya git orada Ak Parti iktidarını görürsün, Orta Doğu'ya git orada AK Parti'yi görürsün, dünyanın değişik yerlerine git orada Ak Parti'yi görürsün. Ak Parti artık 780 bin kilometre kareye sığan bir irade değildir. Dünyada gündemi olan bir partidir.

ASKER KAÇAKLARI YAKALANACAK

Askerlik süresiyle ilgili düzenleme, resmi gazetede yayınlandı. Tabii çok spekülasyonlar yapıldı. Şüphesiz ki TSK'nın bilgi ve düşüncelerine, çünkü celp denilen olay onlar tarafından kontrol ediliyor, Milli Savunma Bakanlığımız da ona göre celpleri yapıyor. Talepler gelmiştir ve biz de bu talepler üzerinden olayı 1 ocak olarak değerlendirdik. Bu şekliyle değerlendirdik. 1 Ocak 2014'ten olmak üzere silah altındaki yükümlüler de dahil olmak üzere askerlik süresini 12 aya indirdik. Bu sadece uzun dönem er ve erbaşları kapsıyor. Kısa dönemde bir değişiklik yapmıyoruz. Tüm er ve erbaşlarımıza şimdiden hayırlı teskereler diliyorum. Bu düzenlemenin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bakaya kalmış 600 bin civarında kaçak durumunda olanlar var. İçişleri ve Milil Savunma Bakanlarımız bir çalışma yaparak bu kaçak durumda olanları yakalayıp askerliğe teslim etmeleri lazım.

CUMHURİYET HEPİMİZİN ORTAK DEĞERİ

Cumhuriyet bir zümrenin bir kitlenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 76 milyonun tamamının cumhuriyetidir. Hepimizin ortak değeridir. Bu ülkede özellikle yakın tarihte, cumhuriyet üzerine yapılan tartışmalar, kutuplaştırmalar tamamen yapaydır, sanaldır. Maalesef bir kesim özellikle de elitler, on yıllar boyunca kendilerini cumhuriyetin yegane sahipleri olarak görmüş dışında kalan herkese ikinci sınıf muamelesi yapmış. Aziz milletimiz artık şu soruyu korkmadan o elitlere sorabiliyoruz. Allah aşkına sizi cumhuriyetin tek ve yegane sahibi yapan nedir? Siz kimsiniz, cumhuriyetin tapusunun sadece sizde olduğ vehmine nereden kapılıyorsunuz. Kendiniz dışındakilere adeta parmak sallayarak kibir sergileme hakkını nereden alıyorsunuz. Cumhuriyetin 90. yılında ilan ediyoruz Cumhuriyetin tapusu 76 milyonun üzerine kayıtlıdır. Herkes bu cumhuriyetin eşit şekilde sahibidir. Hiçbir siyasi parti cumhuriyeti ben kurdum bahanesiyle millete dayatma yapamaz. Diğer siyasi partiler uzaydan gelmemiş bu milletin bağrından çıkmıştır. Kİmse millete aptal veya koyun deme hakkına sahip değildir. Bu millet uzaydan gelmemiş, burada doğmuş ve bu millet bu cumhuriyeti kurmuştur. Türkü var Kürdü var, lazı var çerkezi var abazası var, 36 etnik unsur var. Kimse bir etnik kökeni yok sayıp asimilasyona tabi tutamaz. Kimse farklı olanı dışlayamaz. Daha önce de söyledik, batıdaki ne kadar sahibiyse, doğudaki de o kadar bu cumhuriyetin sahibidir. Zengin, okumuş, ne kadar sahibiyse, yoksul, ümmi ve köylü de o kadar sahibidir. Başı açık da kapalı da sahibidir. Her bir ferdin bu özgüvene bu inanca sahip olmasını, ben de bu cumhuriyetin sahibiyim demesini özellikle istiyor ve arzuluyorum.

CUMHURSUZ CUMHURİYET İSTİYORLAR

Bir maarif nazırı, şakayla karışık şu mektepler olmasa bakanlığı ne güzel idare ederdik demiş. Bundan mülhem olarak cumhuriyet on yıllar boyunca cumhursuz yönetilmek istendi. Bir iktidar eliti oluşturulmuş bunlar milletten bağımsız şekilde cumhuriyete yön vermek istemişlerdir. Elitlerin bu siyaseti sürdürebilmek, milli iradeyi saf dışı bırakmak için cumhuriyet karşıtlarına yani sanal düşmanlara ihtiyaç vardır. Milletten gelen her demokratik talep, milletin desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin attığı adımlar bile cumhuriyete tehdit olarak sunuldu. Tehlikenin farkında mısınız diyerek mitingler düzenlenerek halk katmanlara ayrılıyor ve sanal bir gerilim oluşturuluyor. Hepimizin ortak değeri olan cumhuriyet, bir zümrenin iktidar aracı haline gelmişti. Demokratik talepler hep cumhuriyet düşmanı ilan edildi. Oysa asıl cumhuriyeti yıpratanlar işte bu sanal düşman oluşturan anlayışlardır. İşte bu otoriter siyaset anlayışı cumhuriyete zarar vermektedir. On yıllar boyunca yolsuzluklarını, beceriksizliklerini, tembelliklerini sanal cumhuriyet düşmanları üreterek örttüler.

CUMHURİYET REKORLARINI BİZ KIRDIK

Biz cumhuriyetin rekorlarını kırdık. 79 yılda yapılanlara kat kat fazlasını ekledik. Yaptığımızı söylemeyecek miyiz? Bunları anlatıyoruz. Kimsenin karşısında değiliz. Biz bu cumhuriyete neler kattığımızı nasıl hizmet ürettiğimizi anlatıyoruz. Yan gelip yatmakla cumhuriyetçi olunmaz. Cumhura hizmet ederek cumhuriyetçi olunur diyoruz, niye rahatsız oluyorsunuz? Bizim cumhur için yaptıklarımız ortada. Peki siz ne yaptınız, çıkın bunu anlatın.

CHP'NİN YOL VERGİSİ ZULMÜ

2002 yılına kadar her zaman söylüyorum, güzel bir kelamdır, "ettekraru ahsen velev kane 180".. Bunlar yolsuzluk yaptılar biz yol yaptık. Farkımız bu. Cumhuriyet Halk Partisi de yol yaptı. Özellikle 1940'larda CHP'nin nasıl yol yaptığını millet hiç unutmadı, unutamayacak. Neydi onların yaptığı yol, yol vergisi adı altında, dünyada örneği olmayan vergi toplamanın ruhuna aykırı şekilde, millete tam anlamıyla zulüm yaşattılar. 18 ile 60 yaş arasındaki her erkekten yol vergisi aldılar. Yol vergisi vermeyenleri, yol yapımında çalışmaya mahkum ettiler. Vergi veremeyen yoksul köylünün horozunu, hayvanını aldılar. Arabası olan zenginden de aynı parayı aldılar. Keçi yolu olmayan köylülerden de aynı parayı aldılar. Parayı yol yapımında değil, başka amaçlarla harcadılar. Bu millete en ağır zulümden birini yaptılar. Şimdi çıkmışlar milletvekili kisvesi altındaki eşkıyalarla polislere saldırıyorlar. Yol yapmak için ağaç taşıyamazsınız derler, ama insana kıymayı meşru görürler.

CUMHURİYET DEMOKRASİ İLE GERÇEK CUMHURİYET OLUR

Cumhuriyeti sahici kılan, demokrasiyle buluşmasıdır. Bugün dünyanın bir çok yerinde, adı cumhuriyet olan fakat diktayla yönetilen bir çok ülke var. Cumhuriyet ancak demokrasi ile gerçek manada cumhuriyet olur, birbirini tamamlayan unsurlardır.

HODRİ MEYDAN BİZİ SANDIKLA İNDİRİN

Tarihte seçimle başa gelen diktatörler de vardır. Ancak Türkiye bunların hepsini aşmıştır. Türkiye seçim sisteminde olgunluğa erişmiş, demokratik kültürü sarsılmaz şekilde yerleştirmiştir. 1950'den beri seçimler şeffaf bir biçimde yapılmaktadır. Seçimlerimiz hep onay almış takdir toplamıştır. Bizi diktatörlükle suçlayanlara hodri meydan diyorum. Buyursunlar seçimlerde kozlarımızı paylaşalım. Hodri meydan diyorum. 30 Martta sandıkta kozlarını paylaşsınlar. Bu ülkede bir diktatör varsa buyursunlar bu diktatörü sandık yoluyla indirsinler. Millet bize git derse tereddüt etmeden buna uyarız. Ama millet bize kal derse, başka kimseye boynumuzu eğmeyiz. Emaneti kimseye de teslim etmeyiz.

SANDIK NAMUSUMUZDUR DİYEN KÖYLÜLER

Biz baraj konusunda üç teklifle geldik. Hangisini beğeniyorsanız onu kullanalım dedik. Ama hala sesiniz çıkmıyorsa demek ki halden memnunsunuz, yola böyle devam ederiz. Sandık namustur. Bunun yakın tarihimizde çok anlamlı bir hikayesi var. 1947'de Türkiye çok partili seçim sistemine geçmiş ama seçimler şaibeli.. Muhtarlık seçimlerinde Mersin'in Arslanköy adlı köyünde tarihe geçecek bir olay yaşanıyor. Yapılan seçim, aslında bir muhtarlık seçimidir. Demokrat Parti adayı diğer iki CHP'li adayın kat kat üzerinde oy alıyor. Ancak o zamanki kanunlara göre tasnif için eski muhtar ve 6 azanın sandık başında olması gerekiyor. CHP'li muhtar ve 3 aza köyü terkediyor ve tasnif işlemi yapılamıyor. Dönemin Valisi Demokratın kazandığını öğrenince seçimlerin yeniden yapılması talimatını veriyor. Güvenlik güçlerini gönderiyor. Köylülerden seçim sandığını istiyorlar. Köylüler sandığı vermiyor. Köylü kadınlar sandığın önünde siper oluyor. Sandık bizim namusumuzdur diyerek seçim sandığını koruyorlar. Sonra güvenlik güçleri köyü kuşatıyor. Sokağa çıkmak yasaklanıyor. Sandığa zorla el konuluyor ve seçim yeniliyor. İstisnasız tüm oyların CHP'ye çıktığı ilan ediliyor. O kadın ve erkekler de yıllarca idamla yargılanıyor. Kimin dönemi CHP'nin dönemi. Ey CHP gel tarihi bir oku. Senin tarihin bu.. Karanlık bir tarih. Bu günlere sandık namusumuz diye direnen, oyuna sahip çıkan işte bu kahramanların, bu hanım kardeşlerin gayretleriyle geldik. Şimdi kalkmış kadınlarımızı sömürüyorlar, yaptıkları iş bu.

ESMA DA BU YÜZDEN ŞEHİT OLDU

Bugün Mısır'da 17 yaşındaki Esma kızımız bunun mücadelesi peşinde şehit oldu. Nice hanım kardeşlerimiz orada şehit oldu. Demokrasi mücadelesi sıradan bir olay değil. Gelen darbeciye ise batı dünyası hala darbeci diyemedi. Bundan on yıllar önce bizim köylülerimiz de oyuna sahip çıktılar, demokrasiyi bugünlere taşıdılar. 1947'de olduğu gibi yine bugün de sandık namusumuzdur. Kimin ne meselesi varsa sandıkta o meseleyi halleder. Taş ve molotof ile demokrasi gelmez. Sandık hesap sorma makamıdır.

11 Yılda cumhuriyetin kazanımlarına yenilerini ekledik, 10 yıl boyunca da bu cumhuriyeti korumaya ve daha da büyütmeye devam edeceğiz. İleri demokratik standartlar ve reform kararlılığımızı sürdüreceğiz. Çözüm sürecini sonlandırma gayreti içindekilere de sesleniyorum. Çözüm süreci bitmemiştir, devam etmektedir. Her attığımız adım bu devamın göstergesidir.

MARMARAY SALI GÜNÜ AÇILACAK

Marmaray'ı 29 Ekim 2013'te saat 15.00'de muhteşem bir törenle açacağız. Küresel prestijde bir yatırımla Türkiye'yi buluşturuyoruz. Asya ve Avrupa yeni bir zincirle bütünleşiyor. Van'a tekrar bir ziyarette bulunacağız. Van için yaptığımız yatırımları orada hizmete alıyoruz. Bundan daha da önemlisi, Cumhuriyetin kuruluşunun 90. yıldönümünde, talihinin değiştiğinin bilincinde olan Van'ı ve Güneydoğu'yu kucaklamaya gidiyoruz.

KÜRT KARDEŞLERİME SESLENİYORUM

Silahların sustuğu bir ortamda sorunları tek tek çözüyoruz. Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Gelin bu oyunları beraber bozalım. Siyaset mühendisliği yapanlar işsiz kaldı. Biz gerilimin tarafı olmayacağız. Eski acı günlerin tekrar etmemesi için hassas davranacağız. Gerilim siyaseti izleyenlerin tuzağına düşmeyeceğiz. Türkiye'deki yeni sürecin güçlenmesinin mücadelesinde olacağız. Van'da yeni süreci yerinde izleyecek ve kardeşlerimizle istişare yapacağız.

YEREL SEÇİM ADAYLARI BELİRLENECEK

2014 seçimleri için aday belirleme süreci devam ediyor. 16 büyükşehirde temayül yoklamalarına yarın başlıyoruz. 9 Kasım'da yeni 14 büyükşehirde ve ilçelerinde temayül yoklamalarına başlayacağız. Başkan adayların noktalarında teşkilatlar ne istikamette bunu göreceğiz. Büyükşehirlerde il yönetimi, kadın kolları, gençlik kolları ve ilçe yönetimleri, o ilin vekilleri, il genel belediye meclis üyeleri vesaire bunlar da katılmak suretiyle çıkacak netice seçim işleri noktasında değerlendirmeleri yapmak üzere tutanaklar tutulup torbalanacak. Ankara'da sayımı yapılacak. Daha sonra da 51 şehir ve ilçelerinde de aynı işlem yapılacak. Liyakati eğitimi dürüstlüğü halkla iletişimi en önemli kriter olarak değerlendireceğiz. Bazı yerlerde karara varamıyorsak kamuoyu yoklaması da yapacağız. Meselemiz birilerine makam kazandırmak değil, şehirlerimize hizmetkar seçmektir. Basit lobi faaliyetleriyle aday belirleme gayretlerine müsaade etmeyiz. Herkes gerçekten samimi olarak ehliyet ve liyakat sahibi kimse, halkla bütünleşme noktasında kim daha temsile layıksa bize o isimleri göndersinler. Bu dava makam mevki ve efendilik davası değil, millete hizmet davasıdır, sevdasıdır. Toplumda kimin karşılığı varsa, bizim partimizin mevcut oyuna kim bir şeyler katabilecekse bunları değerlendirmek durumundayız. Partimizin mevcut oyunu aşağı çekecek isimlerle karşımıza gelirseniz, biz de değerlendirmemizi ona göre yapacağız. 30 Martta bir kez daha zaferi milletimize hediye edeceğiz.

HELAL FORUMU ÇOK ÖNEMLİ

Haliç Kongre Merkezi'nde AB Bakanlığımız tarafından Uluslararası Helal Akreditasyon Forumu düzenleniyor. Haramla helali ayırma gayreti içerisinde bir millet olarak, ben katılmayı çok arzu ettim ama iştirak edemedim. Bu önemli forumun ülkemiz ve coğrafyamız için hayırlı olmasını diliyorum. Yine İstanbul'da İBB Türk Arap Gençlik KOngresi'ni düzenliyor. İkincisi düzenlenen bu kongreye de başarılar diliyorum, gençlere selam ediyorum.



Haber Kaynağı: Rotahaber

Yorum Gönder

@name x