MarifetHaber
banner79

ADALET HERKES İÇİN OLMALI!

Ceza Hukuku uzmanı Prof. Dr. Ersan Şen, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ tarafından açıklanan yeni Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) konusunda yaşanan değişiklikleri marifethaber.com’a değerlendirdi. 

ADALET HERKES İÇİN OLMALI!

-    Suç oranlarının düşmesi sadece ceza kanunlarıyla başarılamaz
-    Önemli olan cezaların yüksek olması değil, uygulanabilir olmasıdır
-    Hukuk, istediğinde kullanılıp istemediğinde kullanılmayacak bir müessese değildir
-    Sadece FETÖ ile değil, çok ciddi bir PKK belasıyla da karşı karşıyayız
-    Meclis’in artık çalıştırılması lazım. Önemli olan halkın iradesidir


Geçtiğimiz günlerde, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ tarafından birçok sorun alanını düzenleyen kapsamlı kanun tasarısı ile ceza uygulamalarında devrim niteliğinde değişiklikler yapılacağı açıklanmıştı. 

Peki yeni değişiklikler neler olacak? Marifethaber.com’dan Halit Taşdelen’e konuşan Prof. Dr. Ersan Şen yeni CMK değişiklikleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Şen, “Kural koymak mesele değil, nasıl uygulandığı önemlidir” dedi.

Ersan Şen, davalarda hukuku doğru kullanmak gerektiğini belirtti.  Suç oranlarının düşmesi sadece ceza kanunlarına bağlı değildir diyen Şen, “Önemli olan nasıl işletileceğidir. Herkes için adalet mekanizmasıyla işletilip, işletilemediğidir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Şen,  açıklamalarına şöyle devam etti:

KASITLI CEZA VERİLMEMELİ

Adalet herkes için olmalı. İlk olarak bu düsturu benimseyeceğiz. Yani şu bizim adamımız, şu değil olmamalı. Hukuk araçsallaştırılacak, istediğinde kullanılıp, istemediğinde kullanılmayacak bir müessese değildir. Herkes için adalet, kim hata yapmışsa onun için adalet işletilecektir. Eğer hata yapmamışsa da ona kasıtlı bir ceza vermeyeceksin. 

CEZALARIN UYGULANABİLİR OLMASI ÖNEMLİ

Önemli olan cezaların yüksek olması değil, uygulanabilir olmasıdır. Suç işlemişse, bu kişiyi yargılamışsan, ceza verildiyse, o cezayı tatbik edeceksin, affetmeyeceksin. Çünkü affettiğinde yenilerini işliyorsun. Yenileri oluyor, kurallara inanç kalmıyor. Bir şekilde ‘af çıkar kurtulurum’ diyor. Dolayısıyla bununla beraber bir prensip daha çıkıyor. O da yargılama kurallarını, tutuklamaları, yakalamaları, aramaların doğru dürüst uygulanması lazım. Yani istediğini imha etmek, istemediğini farklı değerlendirme yapmamak gerekir. Adalet için uygulayacaksın. Düzen için uygulayacaksın. Başkalarının kişilik hak ve hürriyet haklarının korumak için uygulayacaksın. Kuralları sertleştirebilirsin sorun yok. Terör artar, suçlar artar gerektiğinde cezaları artırabilirsin. Ama artırdığında uygulayacaksın, bunlar orada kağıt üzerinde yazılı kalmayacak. Tatbik edeceksin, millet tatbik edildiğine inanacak. Kafana göre bu kuralı uygulayıp, uygulamamak gibi bir duruma düşmeyeceksin. 

BÜYÜK TAZMİNATLARLA KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ

Zor bir dönemden geçiriyoruz. Elbette sadece FETÖ değil, çok ciddi bir PKK belasıyla da karşı karşıyayız. biri anayasal düzene, diğeri ülkenin bölünmez bütünlüğüne kalkışma içerisinde. Gerekenleri yapalım ama amacından sapmayalım, saptırmayalım. Masum insanları ezmeyelim. Ama suç işlediklerini tespit ettiklerimizi de korumayalım. Bu kuralları işletirken de bu insanların savunma hakları varsa, bunlara bağlı kalalım. Bizim uluslararası taahhütlerimiz var, hukuk devletiyiz. Yarın bir gün büyük tazminatlarla karşı karşıya kalabiliriz. 

KEYFİ KURAL OLMAZ

Evet, zor bir iş ama devlet olmak böyle bir şey. Devleti eşkıyadan, teröristten, kabileden, aşiretten ayıran kurallarının olması ve keyfi hareket etmemesidir. Adaleti herkes için işletilmelidir. Suç işlememiş veya ticaretle uğraşmak isteyen insanları da korkutmamalıyız. Çünkü hayat dinamik devam edecek. Yargı olacak, yasama olacak, yürütme olacak yani bu işleri keyfi, intikam amaçlı yapmayacaksın. Devlete yakışır şekilde yapacaksın ve uzatmayacaksın. Aksi halde düzeni bozarsın. Dolayısıyla kuralları koyacaksın, keyfi koymayacaksınız, gerektiği kadar koyacaksınız ama uygulayacaksınız. Uygularken de eşit uygulayacaksınız. Eşit ve dürüst uygulayacaksınız. 

MECLİS’İN ARTIK ÇALIŞTIRILMASI LAZIM

Yeni CMK kanunu değişikliklerinde elbette kişi hak ve hürriyetlerinin daraltılmasının gündeme geleceği söylenebilir. Kural koymak mesele değil, nasıl uygulandığı önemlidir. Eğer sen bunları sert yöntemlerle, polis devleti mantığıyla işletmeye kalkarsanız, o takdirde geri teper. Yeni CMK kanunu değişikliği maddelerini görmek lazım, Meclis Başkanlığı’na geldiğinde, orada değişecektir. Bunların Kanun Hükmünde Kararname ile olmaması iyi olandır. Çünkü Meclis’in artık çalıştırılması lazım. Önemli olan halkın iradesidir. Bunun kanunla yapılması lazım. 

YARGI BİRLİĞİNE İNANIYORUM

Askerlere sivil yargı yolu açılıyor. Bu doğru bir yöntemdir. Ben yargı birliğine inanan bir insanım. Önemli olan bunların amaca uygun bir şekilde kullanılmasıdır. Bunları gerçekten, bu ülkenin kamu düzenini, barışını sağlamak, korumak ve kişi hak ve hürriyetlerini esas alarak, kim olursa olsun herkes için korumak amacıyla yapmak lazım. Çünkü her yurttaş eşittir. Kendinizi güçlendirip de hukuk devletinden, hukukun evrensel ilke ve esaslarından taviz vermeye kalkarsanız kaybederseniz. 

SADECE CEZALARI ARTIRMAKLA SUÇ ORANI DÜŞMEZ

Suç oranlarının düşmesi sadece ceza kanunlarına bağlı değildir. Ceza hukuku sadece suçları önleyen değil, ülkenin iktisadi, sosyal, siyasi düzeniyle, ulusal güvenliğiyle de ilgilidir. Elbette faydası olur ama mutlak önler diyemem. Önemli olan nasıl işletileceğinizdir. Herkes için adalet mekanizmasıyla işletilip, işletilemediği önemlidir.

SINIRLAR, KANDİL, PKK, FETÖ...

Türkiye’nin şu gerçeğinin farkındayım. Irak ve Suriye’de devlet yok. Tabi oralar düzelmedikçe, bu PKK şiddetini durdurup, Kandil’i teslim alamadığımız sürece rahatsızlığımız devam edecek. 2 temel sorunumuz var. FETÖ kadar, kanlı eylemlerine devam eden PKK meselesi var. Bu mesele ciddi olarak ele alınmalıdır. BM sözleşmesi 51. maddesinin verdiği meşru müdafaa hakkını da sonuna kadar kullanacağız. Gelip kimsenin topraklarımızı vurmasını bekleyemeyiz. 

ÇOCUK İSTİSMARINA SESSİZ KALMAMALIYIZ

Çocukların cinsel dokunulmazlığını korumamız lazım. Bu konudaki cezaların alt sınırlarının yükseltilmesini doğru buluyorum. Yargılamanın doğru yapılması lazım, iftirayla da kimse baş başa bırakılmamalı. 12 yaşını doldurmamış bir çocuğun istismara maruz kalmasına, toplum olarak da millet olarak da sessiz kalmamamız lazım. 

EN SERT ÖNLEMLERİ ALMALIYIZ

Herkesin işini yapması lazım. Hakim hakimliğini, polis polisliğini yapmalı. Kimse durumdan vazife çıkarıp da hukuk devletinden uzaklaşmamalı. 15 Temmuz sürecinin bir daha yaşanmaması, gereken önlemlerin alınması nettir. PKK’ya karşı en sert önlemlerin alınması da net. Ama burada da ince nokta hukuk devleti ilkesine saygı gösterip, bağlı kalmak gerekir. Bu ince bir çizgidir. Ama önemlidir. Kuralların ağırlığı, önleyiciliği kadar önemli bir konudur. Ama mesele vatansa, anayasal düzenin korunmasıysa herkes elinden gelen her şeyi yetkileri dahilinde, yetkilendirildiği kadarıyla kullanmak durumundadır. 

HALİT TAŞDELEN / MARİFET HABER

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hoca - 2 ay önce
Çok yerinde bir yazı olmuş ama idam da olması lazım bence