MarifetHaber
banner79

Adli tebessüm ve romantik avukatlar...

Yargılamanın 3 sacayağından birisi olan savunma makamı avukatlar ortak karakteristik özelliklerine göre gruplara ayrılır. Acaba avukatınız kendisini aşağıda sıralayacaklarım arasında hangi gruba ait hissediyor?

Adli tebessüm ve romantik avukatlar...

Milliyet yazarı Prof. Dr. Erol Ulusoy yazdı;

Avukatınız kim? 

Avukatlık bir kamu görevidir. Yargıla-manın iddia, savunma ve karar makamlarından üç sacayağından birisi olan savunma makamında avukatlar yer alır. 

Avukat müvekkilinin haklı olduğuna, suçsuz olduğuna inanır. Keza suçlu olduğuna inansa bile, hak ettiğinden fazla ceza almaması için savunma yapar.

Ortak karakteristik özelliklerine göre avukatlar da gruplara ayrılır. Biz burada sadece bir kaç gruba yer vereceğiz. Acaba sizin avukatınız bu gruplardan hangisine giriyor, ya da avukatsanız, siz kendinizi hangi gruba ait hissediyorsunuz?

Mesleğine aşık avukatlar; avukatlığı içselleştirmişler ve özdeşleşmişlerdir, yargılamaya katkıda bulunmak, uygulamaya zenginlik katmak ve mahkemeye doğru yön vermek için çabalarlar.

Romantik avukatlar; kırılgandırlar, talepleri mahkeme tarafından kabul edilmeyince mahkemeye, ücretleri müvekkilleri tarafından eksik ödenince müvekkile küserler.
 

Profesyonel avukatlar; her sorunu dava konusu etmeye çalışırlar, hatta sorundan sorun çıkarıp yeni dava açmaya çalışırlar, uzlaşma yoluyla sorunu çözmeyi pek tercih etmezler.

Her işin uzmanı avukatlar; müvekkillerini her tür davayı kazanacaklarına ikna etmeye çalışırlar, “eskiden kazandıkları” birkaç dava örneği verirler. 

Karşı tarafla anlaşan avukatlar; sayıları azdır ama avukatlık mesleğinin itibarını şiddetli bir şekilde zedelerler, ya müvekkillerinden para alamayacaklarını düşündükleri için ya da karşı taraftan daha çok para alıp, daha sonra karşı tarafın avukatlığını da üstlenecekleri inancı içindedirler.

Araştırmacı ve uzman avukatlar; bürolarında uzman olmadıkları alanlarla ilgili kitaplar da bulunur, kütüphaneleri sadece mezun oldukları ders kitaplarından oluşmaz, bilimsel toplantıları takip ederler.

İnkarcı avukatlar; İddiaları ve savunmaları inkarcılık üzerinedir, sadece karşı tarafın söylediklerini değil, hakim belki dosyayı okumamıştır diye ümit ederek, dosyada mevcut olanları da inkar ederler.

Şovmen avukatlar; mahkemenin etkilenmeyeceğini bilirler ama sadece müvekkillerini etkilemek için “şov” yaparlar, duruşma düzenini bozma, söz kesme, yüksek sesle konuşma, her fırsatta hakimi reddetme gibi davranış özellikleri vardır.
Danışman avukatlar; mahkeme yazı işlerinde, icra dairlerindeki yoğunluk içerisinde iş yapmayı sevmezler, kendilerine benzemeyen avukat tipleri ile davalı-davacı diyaloğuna girmek istemezler.

Sosyal avukatlar; bilgiden ve uzmanlıktan ziyade, hakim, savcı ve bilirkişilerle iyi ilişkileri olduğu iddiası ile vekâlet almaya çalışırlar, davayı kaybedince hakim, savcı ve bilirkişinin karşı tarafla anlaştığını iddia ederler.

Adli tebessüm

Avukat müvekkiline dava sonucunu bildirmek için telefon eder; “Maalesef davanızı kazanmak için tüm gayretim ve çabalarım sonuçsuz kaldı.”
Müvekkil; “Oh rahatladım, ben de biraz daha vekâlet ücreti isteyeceksiniz sanmıştım!”

Azınlık hissedarlar

Yeni Türk Ticaret Kanunu tek kişi ile anonim ve limited şirket kurma olanağı getirdi. Ancak önceden kurulan bir çok şirkette halen azınlık hissedarların da var olduğunu, çoğunluk hissedarlarla aralarında sık sık davalar açıldığını biliyoruz.

Anonim ve limited şirketlerde de ortaklar demokrasisi geçerlidir; çoğunluk ne karar alırsa o uygulanır. 

İnsanoğlunun doğasında vardır, iktidara ve güce sahip olmak ister. Çoğunluğa sahip ortaklar, yönetime de sahip olurlar. Azınlık hissedarları görmezden gelebilir, şirket kârının dağıtılmamasına karar vermeyi alışkanlık haline getirebilirler. Azınlığa hiçbir bilgi vermeyebilir, azınlığı sadece sermayelerini diledikleri gibi kullanma yetkisine sahip oldukları küçük ve etkisiz ortak olarak algılayabilirler.

Ancak Türk Ticaret Kanunu, amaçları sadece şirkete koydukları sermayenin karşılığı olarak kâr payı almak olan azınlık hissedarları da tamamen çoğunluğun insiyatifine ve merhametine bırakmamıştır. Onlara da kendilerini koruyacak bir takım haklar tanımıştır. 

“Azınlık hissedar” deyince, bu haklardan yararlanmak için sermayenin oransal olarak yüzde 50’sinden azına, örneğin yüzde 49.99’una sahip hissedarlar akla gelmesin. Halka açık, payları borsaya kote olmuş anonim şirketlerde yüzde 5, halka kapalı anonim şirketlerle limited şirketlerde ise yüzde 10 sermaye payına sahip azınlık, azınlık hissedarlara ait hakları kullanabilir. Bu sermaye paylarına tek başınıza sahip değilseniz, birlikte hareket edeceğiniz birkaç ortakla birlikte de azınlık haklarından yararlanabilirsiniz.

Azınlık hissedarların başlıca hakları, yönetim kurulundan şirket işleri hakkında bilgi isteme, genel kurulu toplantıya çağırma, genel kurulda görüşülmesini istedikleri konuları gündeme aldırma, haklı sebepler varsa şirketin feshini dava etme, çoğunluğun seçtiği şirketin bağımsız denetçisine itiraz etme, esas sözleşmede öngörülmüşse yönetim kurulunda temsil edilme, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesini isteme, kurucuların ibrasını engelleme, belirli konuların araştırılması için özel denetçi atanması davası açma gibi haklardır, özel denetçi davası hakkı halka açık anonim şirketlerde pay oranları ne olursa olsun, 1 milyon TL nominal değerli paya sahip azınlık hissedarlara da tanınmıştır. Limited şirketlerde haklı sebeplerle müdürlerin görevden alınmalarını dava etme hakkının tanındığına da işaret edelim.

Bunların dışında da azınlık hissedar hakları olduğu gibi, halka açık, payları borsada işlem gören anonim ortaklıklarda özel olarak düzenlenmiş faklı haklar da vardır. Azınlık hissedarlarının haklarının neler olduğunun hem çoğunluk hem de azınlık hissedarlar tarafından bilinmesinin, her zaman olmasa da, bazen olası uyuşmazlıkların çıkmasını engelleyici etkisi vardır.

Sorularınız-Cevaplarımız

Anonim veya limited şirketten hangisini tercih etmeliyim? 

Kamu borçlarından sorumluluk bakımından, anonim şirket tercih edilmeli, çünkü limited şirket ortakları şirketin vergi, SGK primlerinden ortaklık payları oranında doğrudan sorumludur. 

Anonim şirket yönetim kurulu en az 3 kişi mi olmalı? 

Hayır, bu zorunluluk kalktı, yeni Türk Ticaret Kanunu  terim olarak uymasa da - tek kişilik yönetim “kurulu”na izin vermekte. Tek hissedarı olan, yönetim kurulu ve genel kurulu tek kişiden oluşan anonim ortaklık mümkündür.

İlk söz son söz olsun:

Yargılama sonunda davacı veya davalı avukatının değil, adaletin kazanması önemlidir!

Ekonomi Hukuku / Prof. Dr. Erol Ulusoy


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.